Yayın tarihi:
26 Eyl 2007 Kategori:
Haberler.
Artık güneşli, sıcak, yağışsız havalara müjde mi desem yoksa ağlasak mı şaşırdım ama bu hafta sonu için müjde var. Sahillere gitmek için fırsat kolluyorsanız deniz de daha soğumamışken Karadenize bile gidebilirsiniz. Karadenizde dahi 26 dereceye çıkacak pırıl pırıl bir gün. Ege Akdeniz ise tek kelime ile harika. 28-30 ve daha üstü. Ege de biraz sert poyraz ama o da olmasa zaten Ege olmaz. Gece de en düşük sıcaklıklar 16-18 derece, daha ne istersiniz ki. Pazar da neredeyse aynısı, sıcacık güneşli ve sahillerde iseniz güneşten yanacağınız bir gün. Gelecek hafta da sıcak ve ertesi hafta da. Uzun bir solukla bayrama baktığımızda da sıcacık bir hava görünüyor, hem de her yerde. Artık bayram mı yoksa susuzluğun felaket çanlarımı bilemem ama yağış yok görünüyor. Fırsat ta varken ucuz tatil imkanlarını değerlendirmeli.
Yağmura gelince . Vallahi anlamadım, etrata yağıştan bol bir şey yok. Bizim batımızda ve kuzeyimizde ama bize gelip sanki bir kalkana çarpıyor bu havalar. Belki beni mi kolluyor nedir anlamadım ama bu durum böyle devam ederse benden başka hiç bir çare kalmayacak gibi görünüyor, o zaman da ben mi biraz naz yapsam acaba….Şaka bir yana durum giderek ciddiyet boyutlarının da ötesine doğru koşar adımlarla ilerliyor… benden demesi… tarımsal alanlara pek yatırım yapılmaz gibi…
Yayın tarihi:
20 Eyl 2007 Kategori:
Haberler.
http://webcams.costa.it/ShipInfo.asp?name=Serena&channel=1
sitesine hemen bakaranız Costa Serena gemisinden boğazı seyredebilirsiniz. Devam ederseniz akşama kalkar Marmarayı geçer Egeye açılırsınız. Yarın tüm gün seyir ve ertesi sabah Dubrovnik ve daha sonrası… tavsiye edilir.. geri oku ile de diğer tüm gemilere konuk olur o nereye siz de oraya gezebilirsiniz…Neyse gelelim şu anda da geminin kamerasından da bulutlanmaların başladığını gördüğümüz İstanbul’a. Vallahi bugün gördüğünüz sıcaklık uzun zaman bir daha geri dönmeyecek ve hava sıcaklığı her saat düşmeye başlayacak ve bu gece 20 derecenin altına düşecek ve bir dahada yukarı çıkmayacak. Yarın sıcaklık dahada düşecek ve bu düşüş Cumartesi öğlene kadar sürecek ve 15-16 derecelerde dengelenecek. Sıcaklık azalmasının nedeni kuzeyden gelen serin hava olduğu için ve bu da poyraz ile geleceği için havayı dahada serin hissedeceksiniz. Yani oldukça üşüyeceksiniz sıcağa alışık vucudunuz bir anda üşütebilir. Sıkı giyinin, kazak mutlaka alın.Cuma ve cumartesi günü de hava yağışlı olacak, pazar günü hava ısınacak ve sıcaklık 20 dereceye çıkabilecek. Siz benim gemilere binin gezin en iyisi bu.
Yayın tarihi:
17 Eyl 2007 Kategori:
Haberler.
İstanbul’da yarın sıcaklıklar 25 derecenin de üzerine çıkıyor, ayın 19′da en üst seviye olan 28-29 dereceleri göreceksiniz ve daha sonra da bu sıcaklıkları arar olacaksınız. Perşembe günü 20 dereceye gerilecek olan sıcaklıklar kuzeyli rüzgarların da etkisi ile daha da az hissedilecek. En güzel havadis te 21 akşamından itibaren beklenen etkili yağışlar. Hafta sonu bol bol ve de devamlı yağacak. Gök gürültülü ve de elbette tozlu.
Ankara’da ise ısınma tüm hafta boyunca devam ediyor, sıcaklıklar yarın 25 derece çarşamba 29 perşembe 30 derece ve de öyle kalıyor. Yağış mı, şimdilik yok.
Isınmak isteyenler için adres ANTALYA.
Yağmur bekleyenlerin adresi de ben. İşte bu bulutlara ya tavuk gibi bakacağız ya da inek gibi sağacağız. Bakmak kolay elbette ama musluklardan devamlı tısss sesi gelince de şikayet etmeyin. Hadi de demeyin bana, diyelim ki biri, birileri parayı gözden çıkardı, paradan bile önemli olan uçuş izni ne olacak dersiniz? Herkezin anlayacağı lisanda bu işler şöyle oluyor.
Ülkemde iki çeşit uçulur; görerek veya aletli uçuş. Görerek uçuşun adı üstünde, görerek uçacaksınız, buluta girmek yassak, kesinlikle. Yanına yaklaşmak bile yasak.
Ben ne yapacağım baraja su sağlayan nehirin yatağının üzerindeki buluta uçacağım. Demek buluta gireceğim, işte o zaman ne gerek. Aletli uçuş izni. Tamam o da veriliyor ama o zaman da ülkenin üzerinde olan yollardan gitmeniz gerkiyor, dışına çıkarsnız pilot yandı. Bulut benim yolumun üzerinde ise ne ala yoksa yandın. Bekle ki barajın üstündeki yola uygun sıcaklıktaki bulut gelsin ve de ben o anda oradan geçiyor olayım, şansa bak şansa, kırk yıl beklesen olmayacak bir durum.
Hadi diyelim ki onu da halletik, ben ne yapacağım “buluta toprak serpeceğim”. Yani bulutun içerisine uçaktan birşeyler dökmem gerek ki size su sağlayayım.
DUR YOLCUYAPTIĞIN BU İŞ 2920 SAYILI KANUNUn 93-c MADDESİNE AYKIRI.
Özet: Duaya devam
�
Yayın tarihi:
12 Eyl 2007 Kategori:
Haberler.
13 ve 14 Eylül Perşembe ve Cuma günlerinde Balkanlardan sarkacak olan serin hava nedeni ile özellikle kuzey bölgelerimiz bu güne göreceli olarak 6-8 belkide 10 derece daha serinleyecek. Cuma günü serin hava Güney Ege ve Akdeniz ve elbette Güney Doğu Anadolu dışında her yerde etkili olacak. Melesef bu serin hava ile birlikte etkili yağış beklentisi pek yok veya olan da kuzeyde deniz üzerinde veya kıyı Karadeniz şeridinde beklenmekte. İşte bunlar içine tam toz ekilip inek sağar gibi sağacak bulutlar ama hep birlikte barajlardaki suların azalması ile birlikte seyrediyoruz. Ne zaman ki hiç suyumuz kalmayacak o zaman benim peşime düşüp hadi bakalım, deme zamanı gelecek. Eh biz millet olarak böyleyiz ne yapalım, bu da bizim kültürümüz.
Neyse bu serin hava atağının ardından 15 Eylül günü biraz ama 16 Eylül günü oldukça ısınacak olan havalar 17 Eylül günü Karadeniz üzerinden gelecek oldukça sert rüzgarlı bir hava dalgası ile yeniden serinleyecek ardından yine sıcak hava…
İşte bu havalar tam hastalanma havası siz olmasanız bile etrafta biri olur ve bir hapşırma ve binlerce mikrop havada. Aman dikkat, özellikle de çocuklar, okula giderken hava serinledi veya hocam öyle dedi diye annelik dürtüleriniz ile onları sıkı sıkı giydirmeyin, araçta terleyen çocuklar törende şifayı kaparlar ama ne desek boş. Analık içgüdüleri.. Ama bu hislerin o minik ama kocaman gözlü hamside veya sivrisinekte de olduğunu kabullenemeyiz bir türlü.. Biri sanki yenmek için ötekide üzerinde şaplak patlatmak için yaratılmış zannederiz ama emin olun ki onlar tabiatı bizden çok daha iyi tanıyorlar.. Bilmemek belki daha iyi, o zaman belkide rahatlıkla yiyemeyecek veya şaplağı patlatamayacaksınız..
Yayın tarihi:
10 Eyl 2007 Kategori:
Haberler.
Havadan tozdan değil konu ama şu İsrail savaş uçaklarının yakıt tankını bizim sınırın içine düşürmesi olayını ben anlamadım. Coğrafyaya bakınca işler biraz karışıyor. İsrail nerede-Suriye Türkiye sınırı ve dahada önemlisi Hassa nerede. Hadi diyelim ki Suriye radarını atlattılar koca Suriye’yi geçtiler e iyi de bizim hava savunma sistemimize ne oldu. Neden takip edemediler. Yoksa dedikleri gibi bu İran ile aynı savunma kalkanına sahip Suriye üzerinde bir denememiydi? Ben anlamadım, olacak iş değil yakıt tankı Hatay’ın Hassa ilçesine düşüyor. Eminim ki bizimkiler biliyorlardır ama söylemiyordur veya söyleyemiyorlardır. Bir bakın Google Earth’e İsrail nerede Hassa nerede, kolaymı oradan oraya uçmak hem de radara yakalanmadan??? Bir şeyler dönüyor ama ne…
Son Yorumlar