Monthly Archive for Haziran, 2008

İBRET VERİCİ BİR PROGRAM

Fatih Altaylı: Sizin facebookta bir siteniz mi var? Kevser adlı arkadaşımızın facebook adlı paylaşım sitesinde İran devriminde Ayetullah Humeyni’nin fotoğrafları yer alıyor. Doğru mu?
Kevser Çakır: Bir tane fotoğrafı var evet. Evet, seviyorum ve saygı duyuyorum.
Fatih Altaylı : Ama o Şii . Humeyni’nin nesini seviyorsun?
Kevser Çakır: Şii olması önemli değil. Benim için Müslüman biri. Hümeyni’yi seviyorum.
Fatih Altaylı : Ama İran’da baskı rejimi var.
Kevser Çakır: Ama İran’daki rejimi ben desteklemiyorum
Fatih Altaylı: Ama kurucusu Humeyni.
Kevser Çakır: Humeyni’nin aynı görüşleri sahip olması anlamına gelmez bu. Ben Humeyni’yi seviyorum şahsen.
Fartih Altaylı: Sen seviyor musun?
Nuray Bezirgan: Evet seviyorum.
Fatih Altaylı: Atatürk’ü seviyor musun?

Nuray Bezirgan : Atatürkü sevmeme hakkı var mı? Başıma bir iş gelmeyecekse ben sevmiyorum.

Nuray Bezirgan: Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. Zaten mesele bu yani. İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz.

İŞTE VELEV Kİ… DİYE BAŞLAYAN TÜRBAN SORUNUNUN YETİŞTİRDİĞİ GENÇLER..KUSURA BAKMAYIN KİMSEYE AYRICALIK FALAN YAPTIĞIM YOK AMA BENİM SİTEM SAPINA KADAR VATANSEVER VE DE ATATÜRKÇÜ KİŞİLERİN YERİ.. BEN SADECE VE SADECE VATANINI SEVEN KİŞİLERE HİZMET EDİYORUM..DİNİ OYMUŞ BUYMUŞ, BAŞI AÇIKMIŞ KAPALIYMIŞ,  BENİM İÇİN FARK ETMEZ AMA VATANINI SEVEN VE ATATÜRKÇÜ VE DE İNSAN KİŞİŞERE BENİM HİZMETLERİM..YETMİŞ MİLYON KİŞİDE OLACAK BÖYLE ÇIKINTILAR ZAVALLILAR KİMLİKLERİNİ VE DE KİŞİLİKLERİNİ KAYBETMİŞ YARATIKLAR AMA BENİM HİZMETLERİMİN DE ONLARA OLMADIĞI BİLİNE..

NGBB Bu da ne demeyin mutlaka ziyaret edin!

NGBB  Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi.

http://www.ngbb.gen.tr

Anadolu otoyolundan gelirsiniz ve eğer yolunuz Kadıköy-Göztepe- Atakent istikametine ise yolun sonunda bir yonca yağrağından döner ve İstanbul’un o isyanbulduracak trafiğine dalarsınız. Etrafa bakmazsınız bile eninde sonunda bir yonca yaprağı işte. Hepi birbirine benzer halkalar sadece sizi oradan oraya taşıyacak yollar. Bende aynen böyle yapardım. İstanbula gelişte benim için son dönüş yolunda ise ilk yonca yağrağı idi sadece. Ama günün birinde buranın içeriisne davet edildim ve o mutheşem dünyaya giriverdim. Saygıdeğer Nihat beyin rahmeti eşi için meydana getirdiği şehirin içerisindeki o güzelliğe. Bir fırsatınız olur da Nihat bey ile o güzellikleri gezme fırsatı buluranız zaten alıyorsunuz  neden o yaşta o kadar hayat dolu olduğunu. Girişi bulmak biraz dertli. Öyle ye bir yonca yaprağının içerisinde , şehrin göbeğinde böyle bir Botanik Bahçesinin olacağı nereden aklınıza gelir ki? Benim de gelmez di?  Ama bugün orada Cumhuriyetimizin 100. yılındaki 2023 hedeflerini saptadık. 2023′te Yüzde Yüz proesininin temellerini hayata geçirdik. 2023 ‘te NGBB ile ortak işbirliği içerisinde 100 adet Doktora tezi yapılaması hedefini ortaya attık. Bir genç arkadaş acaba Türkiyede Botanik alanında  tüm Türkiye’de100 doktoralı varmı diye bir soru yöneltti ama ben vizyonunuzu genişletin, daha büyüğü daha ilerisini hedefleyin dedim. Önemli 50 endemik türü alın, 50 adet te tıbbi ve kokulu bitki alın göreceli olarak morfolojik proillerini çıkartın, alın size 100 tez konusu. Her tezin öneri kesiminde bundan sonra yapılması gereken en az birkaç tez önerisinin olmasını önerdim. En az 50 adedinin öneri kesiminde 5 er adet yeni tez konusu önerilir alın size 250 yeni tez konusu. Dahada ileri gittim bir kısmını bana verin size 2023′e kadar, Allah ömür verir ise, en az elli doktoralı insan yetiştireyim dedim.

Bir yolunu bulun mutlaka gidin görün, NGBB ziyaret edin oraya gelen şehrin göbeğinde az biraz trafik gürültüsü de olsa güzellikleri tadın,endemik yani sadece bize has  Anadolu’ya has bitkilerimizi görün.  Haz duyun. Günlük sıkıntılardan biraz uzaklaşmanız, memlekette iyi şeyler de oluyor demenize fırsat veren hiç belenmeyen bir yerde böyle güzel bir bahçeye hayat veren ve böylece eşinin ismini en güzel şekilde yeşerten kişilerin de olduğunu görüp huzurla ayrılın derim.

Her yonca yaprağını sadece yolların kesiştiği yer zannetmeyin, bazen içinde cevherler de olabiliyor, keşfedene tadını çıkarabilene.

Başımızın üstü yine sağılabilecek inek dolu?

Özellikle bugün (2Haziran 2008) yurdun kuzeyine İstanbul Ankara gibi yerlerde oturanlar başını kaldırsın ve havaya baksın. Bulut görüyorsunuz değil mi? Beyaz beyaz. Aslında onlar süt dolu inekler. Sağılmak için beklerler. Sağarsanız su olur, bereket olur, sağmazsanız uçar gider.

Su diye inleriz ama bakar geçeriz. Adım Roy Chester olsaydı dediklerim can kulağı ile dinlenirdi. Üsütüne birde birkaç milyon dolar verilir ve bulut tohumlamama izin de çıkardı.(İstanbul Belediyesi uygulaması) Ama adım Cemal Saydam olunca Türk olduğum için para desteği bulamam, uçamam, bulut tohumlayamam, yassak gardaşım yassak. ve böyle susuz kalır bakar dururuz havalara..severiz yarenlik etmeyi havaya buluta yıldıza bakıp şairleşmeyi bize ne buluttan sudan, yaratan verir nasıl olsa…

Bilmeyince!!!

Konya’da düzenlenen ulusal hava kalitesi sempozyumunda gördüğüm kadarı ile bu işle uğraşan bilim dünyası dahi Sahra tozlarının etkisini hala kavrayabilmiş değil. Eh durum bu olunca yerel yönetimlerin başları ve Konya Belediye Başkanı ne yapsın. İlla şuçluyu kömürcülerde arayacaklar veya birkaç bacası olan fabrikada. Günah keçileri de her ilde var zaten. Çimeto Fabrikaları. Eskiden atarlardı ama şimdi onlarda biliyorlar attıklarının değerini ama olsun havada çok toz varsa suçlu bellidir, bas cezayı gitsin. Eh birde termik santaral falan varsa yandı fabrika, Muğla, Yatağan misali. Sahradan gelen havadan artan partikül madde miktarını bilemedikleri ve de gelecek tepkilerden korktukları için nedendir bilinmez hep onların ölçüm cihazları olanı düşük ölçer veya kritik günlerde alet bozulur, kara cahillik işte. Neyse umarız katılımcıların kulaklarına Sahra olgusu az da olsa yerleşmişir. Bir meslektaşım da ” toz felaketi” deyince ehemen müdahele ettim.Öyle ya gelen bereket ama kalkıp ta buna felaket derseniz olmaz, o zaman dili olmayan tabiatı da korumam gerekti ve de yaptım. Bol tozlu günler dileklerimle çünki bunlar bereket, biz bilmesek te toprak biliyor yaprak biliyor. Biz onlardan fersah fersah gerideyiz, keşke onlar kadar akıllı olabilsek..

Ha birde yarın 2 Haziran Pazartesi ve 3 Haziran Salı günü İç Anadolu’da yağış beklenmekte. Bunu bekleyen çiftçilere müjdeler olsun, bunca tozdan sonra yağmur bereket demektir.Zaten yağan da bereketli, eğer yağarsa çıkın iliklerinize kadar ıslanın, zaten bu tabir bile nasıl ıslanmanızı anlatmakta. Öyel ya neden iliklerinize kadar denmiş ki. Çıkın ıslanın doya doya değil tabir. İliklerime kadar ıslandım denir, çünki bu yağmurları vucut hemen iliklerine kadar almakta, ve de hemen bekletmeden. Bir gün hepimiz öğreneceğiz nasılsa ama o güne kadar beni dinleyin ve çıkın ıslanın doyasıya, evdeki yaşlılarınız için de toplayın bir kaba süzmeden etmeden ve de eve koşarak dönüp içirin, yani hemen.