Yağışlar bir türlü gelemedi?

Uzun dönemli tahminlere göre en azından kuzeybatıda yağış bekleniyor ama cepheler gelip gelip Anadolu’ya dayanıyor ve Ukrayna’ya doğru yansıyıp kayıp gidiyor. Ama birşeyler değişiyor bunu da hepimiz farkedebiliyoruz. Salı akşamı için Trakya ve Marmara ile Kuzey Ege’de öngörülen yağışlar hafif şekilde geçip gidecek. Ancak etkili yağışları 17 Eylül Çarşamba akşam saatlerinden itibaren görebilme ümidi var. Yağışla beraber sıcaklıklarda da hissedilenden öte düşüşler olacak ve Salı günü de30 derecelere yaklaşan hava sıcaklıkları Çarşamba Perşembe günlerinde 17-19 sınırında kalacak. Sonra geçici bir ısınmadan sonra hafta sonunda yine etkili bir yağış geçişi daha bekleniyor. Bütün bunlar yine yurdun kuzeyi ve de belki batısı için. İç bölgeler güney ise eh, belki kırıntılar gelirse ani sağnaklar da oluşursa..sa sa…sa

Diyorum ya işte tüm bunlar işi tabiata havale edersek, modellerin içerisine bulut içerisinde meydana gelen ve yağmurun ana tetikleyicisi toz ve içerdiği maddeleri sokmazsak olanlar.

Gelelim birde geçen haftalarda Güneydoğuda meydana gelen ani ve etkili ve de altyapımızın eksikliği nedeni ile iki de cana malolan yağışların nedenlerine. Modellere göre birşeycikler yoktu. Ama toz çok yoğundu bulut ta oluştu ve gelsin ani soğuma ile etkili sağnak. Ah işte bunun arkasındaki olayı bir anlatabilsem milletime.

Çıkacak eninde sonunda biraz uçlarda giden bilime destek verecek birileri ve de biraz maddi kaynakla uçup deneyeceğiz ve de memleketime istediğimiz kadar suyu bocalayacağız. Bundan daha önemli bir şey olabilir mi, varsa söyleyin. Deyin ki Hükümetin Doğan grubi ile dalaşı benim için daha önemli, her iki tarafın da kabul edeceği özgür ve de saygılı, ve de efendi hakka hukuka saygılı basın benim karnımı doyuracak, suyumu verecek tarlama bereket getirecek. Bunu diyenlerin yolu açık olsun benim pek ilgimi çekmiyor böyle biraz günümüz Türkiyesinin olması gereken seviyelerde olmayan dalaşmalar.

Bakın giderek bulutlar artıyor başımızın üzerinden geçen süt kesesi dolmuş beni sağın diye bağıran inekler! geçip gidiyor. Uygun koşullar olursa bırakıyor sütünü, inekler de öyle değil mi boşa sütünü salan inek gördünüz mü? sağarsan senin veya yavrusu varsa onun.

Sakın şaka falan yaptığımı zannetmeyin, aynen böyle oluyor. Gelin size Ramazan ayında bunun bir de kutsal kitabımızdaki yerinden bahsedeyim, ne deniyor görün..Uzun bir yazı olacağı için ikinci kesime koyayım ilgisini çekenler baksın. Hemen de özetleleyeyim yukarıda olanları. Bereketli yağmurun oluşması için gerekenler tozlu rüzgarlar ve cemre düşmüş zamanda ışık,  yani yeterli güneş ışığı ve elbette bulut. Bunlar buluşunca yani gündüz yağan yağmur ile gece yağan arasaında bile fark var, ve de hemen kullanıma hazır. Beklerse olmuyor bereketi kaçıyor. Yukarıdan gelen kullanıma hazır demir, yani tabiatın kullanımına hazır demir, kimyasal adı ile indirgenmiş demir. Hemen kullanılırsa ne ala yoksa yine faydasız demire dönüyor…

Kuran’da ikinci sure olan Bakara suresinde (22) Allah yeryüzünü sizin için döşek yaptı, göğü de bina kıldı. Gökten yağmur indirerek yemeniz için ürünleri meydana getirdi. Artık siz de bile bile Allah’a birtakım şeyleri eş koşmayın, der.

Kuran’da Allah’a eş koşulmaması ilk defa burada bahsedilmekte ve Allah’ın gücüne en güzel örnek olarak “gökten” inen yağmurun meydana getirdiği ürünler delil olarak verilmektedir. Bize düşen ne. Teşekkür etmek ve tanrıya eş koşmamak.

Peki yağmur zaten bulutlardan aşağıya doğru oluşumunu takiben yerçekiminin etkisi ile düşmektedir. Gökten yağmur indirerek yemeniz için ürünleri meydana getirdi yerine Bu olayı izah ederken neden “gökten” indiği ayrıca belirtilmekte. yağmur indirerek yemeniz için ürünleri meydana getirdi şeklinde de ayet anlamından bir şey kaybetmiyorki.

Acaba burada bize gökte bir takım olayların olduğu mu ima edilmekte? Bu yağmurlarla döşek olarak anılan yeryüzünde bizler için çeşitli ürünlerin meydana getirildiği belirtilmekte ve bu olaya bakarak Allah’a eş koşulmamasının anlaşılması gerktiği ima edilmektedir.

Gelelim herkezin demir ile ilgili bildiğini zannetiği Hadit suresine;

Hadit suresi (25) ayeti, “and olsunki biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik. İnsanlarınadaletle doğru muamele etmeleri onlarla birlikte kitap ve terazi (adalet) de idirdik. Bir de kendisinden hem bir sertlik hem de insanlar için faydalar bulunan demiri indirdik”.

İşte en açık delil olarak ifade edilen şey “demir”. Bu ifade günümüze kadar İslamı geniş halk kitlelerine yayamak ve gerektiğinde savaşmak için geçmişte algılandığı gibi ele alınmıştır. Ancak burada ifade insanlığa demiri verdik, sunduk olmayıp “indirdik” olmaktadır, yani demirin de her ulvi maddenin kaynağı olan gökten indiği daha doğrusu gökten inen demirin insanlığa faydalarından bahsedilmekte. Faydalı demir ne olsa acaba. İşte bilim dünyasında ilk kez olmak üzre benim gösterdiğim şey de bu, Çöl kökenli tozların ne şartlarda faydalı demir olarak indiği….

13 Numaralı Ra’d suresi işin aslını açıklıyor zaten…

(13) numaralı Ra’d suresi ise daha da enteresan bir olaya işaret etmekte.(2) ayette Ey insanlar, gördüğünüz gibi direksiz yükselten, sonra arşa hükmeden, her biri belirli süreye kadar hareket eden güneş ve ayı emri altına alan, işleri yürüten rabbinize kavuşacağınızı iyi bilmeniz için ayetleri apaçık açıklayan Allah’tır. (3) Yeryüzünü düzleyen, orada dağlar,ırmaklar vareden, her türlü üründen çift çift yetittiren, gündüzü geceyle bürüyen O’dur. Şüphe yokki bunda düşünen kimseler için ibretler vardır. (4) yeryüzünde hepsi de aynı su ile sulanan komşu topraklar, üzüm bağları, ekinler, bir köklü ve çift köklü hurma ağaçları vardır. Fakat lezzet bakımından bir kısmını, diğerlerinden üztün kılmışızdır. Şüphe yokki düşünen kimseler için bunda da ibretler vardır. (5) eğer şaşacaksan asıl şaşılacak, “Toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız” diyenlerin sözüdür.

Gördünüz mü işte, hepsi aynı su ile sulanan komşu topraklar ama lezzetleri değişik, neden? Çünki gündüz yağış alan yerlere bereketli demir geldi gece ise gelmedi de ondan… Açık açıkta deniliyor ki aklını kullanan kimseler için bunda ibretler var.. İşte ben kullandım ve bu işin arkasındaki olayı bilimsel olarak açıkladım.. Şimdi ne lazım aklımızı kullanmak, bu işe müdahele ederek farklı lezzetleri devamlı kılmak…

Nahl süresi(16) 4. Ayette insanı bir damla sudan yaratmıştır. Böyle iken bir de bakarsın o da apaçık bir düşman kesilmiştir. (10) Yukarıdan size yağmur yağdıran o’dur. Ondan içersiniz. Hayvanlarınızı otlattığınız ağaçlar ve otlar da onunla biter, yeşerir.

Yine yukarıdan yağmur yağdırmadan bahsedilmekte, yani yukarıda birşeyler oluyor denilmekte ve de işin asıl önemli tarafından da bahsedilmekte. Yukarıdan size yağmur yağdıran o’dur. ONDAN İÇERSİNİZ. Ben burada hemen yapılması gereken bir emir algılıyorum, bilimsel olarak ta olması gerektiği gibi. Çünki insanlığa faydalı olan demir kararsız ve de HEMEN kullanılması gerekiyor, insansanız da hemen içmeniz. Denmiyor ki bu suyu alın, depolayın barajlar yapın, borularla taşıyın, artıma tesislerine getirin arseniğini arıtın artıtamazsanız kavga edin, ve de dezenfekte edin ve şehir şebekesine verin…Hemen için deniyor çünki hemen içilirse faydalı yoksa boş.

Casiye Suresi (45) Bu kitabın indirilmesi güçlü hüküm ve hikmet sahibi olan Allak katındandır.(3) şüphe yokki göklerin ve yerin yaradlışında inananlara kesin ibretler vardır. (4) ey insanlar! Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzüne yayılmasında kat’i olarak inanan kişiler için ibretler vardır.(5) Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah’ın rızk vermek için gökten yağmur yağdırıp yere ölümünden sonra can vermesinde, rüzgarları yönlendirmesinde akıl eden millet için ibretler vardır. (6) Ey Muhammed! İşte bunlar Allah’ın ayetleridir. Bunları sana gerçek olarak anlatıyoruz. Artık onlar Allah’tan ve onun ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar.

Gördünüz mü burada da yağmur ve rüzgar arasındaki ilişkiyi, işte ben de bunu yapmak isterim biraz maddi destek gerekli elbette, uçmak kolay değil paradan da öte bürokratik engeller de var.

Ve en son olarak ta (hepsi birbirinden önemli ama) en öneli bulduğum ayet ile yazıyı noktalayalım.

A’raf suresi (54) ayet. “Şüphe yokki, rabbimiz öyle bir Allah’tır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yaratmıştır. Sonra da arşa hakim olmuştur. Geceyi durmadan takip eden gündüze, gecenin örtüsünü örter. Güneş ay, yıldızlar O’nun fermanına tabidir. İyi bil ki yaratmakta buyurmakta O’nundur. Alamlerin Rabbi Allah’ın şanı ne kadar yüksektir. (55)… Süphesiz Allahın rahmeti iyi davrananlara yakındır (57) Rahmetinden önce, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah’tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince onları ölmüş bir ülkeye gönderir. Yağmur yağdırır ve onunla her türlü ürünü yetiştirir. Ölüleri de işte böyle diriltiriz. Düşünün de bundan ibret alın. (5Smilie: 8) Rabbinizin izniyle iyi toprak bitki verir. Çorak yerden ise kavruk bitki elde edilir.

İşte biz şükreden millete böylece ayetlerimizi yerli yerince açıklarız

Rahmetinden önce müjdeleyici rüzgarlar, yani apaçık derki Yüce Tanrı, toz olmazsa yağış olmaz. Rüzgar, neye neden olur. TEMA’cılar için toprak erezyonuna ama benim için başka önemi var o toprağın. Tabi nereden kalktığına bağlı. Sahra’da ağaç yok rüzgar esti mi toz kalkıyor ister istemez. Orada TEMA vakfı kurmanıza gerek yok zaten. Rüzgar yerden tozu havalandırır ve de buluta kadar taşır. İşte müjdeleyici rüzgarlar bunlar, o gelmez ise rüzgarlar yağmur yğklü bulutları yüklenemiyor. İşte bu kadar basit ama işin arkasındaki püf noktasını anlarsanız.  Uygun zaman ve yerde bunu buluta toz ekersen yağmur olur. Ama her toz değil işte. Biraz da bize kalsın işin püfcük noktaları değil mi. Bize derken bana değil milletime. Apaçık yazarsak biz değerini bilmiyoruz ama burada herkezin kültür ateşleri var. İşleri güçleri ilginç konu bulup kendilerine aktarmak. Ne olur ne olmaz.

Neyse özetle ben de şükreden bir milletin bir ferdiymişim ki bunların arkasında yatan nedenleri bulduk, apaçık gösterdik, hem de bilim dünyasında ilk kez olmak üzere.

Sayın Başbakanımız diyor ya, Yerin kulağı var diye!

Ah keşke olsa da bunları da duysa da, beni ilgili yerlere gönderse de buna destek verin dese de…

Bende size istemediğiniz kadar su versem..

Bu ülke küresel hidrolojik döngüye müdahele edebilme sanatına o teknolojiye sahip olsa…

umarız bu sene hayallerimiz gerçekleşir…

Hayırlı Ramazanlar dileği ile..

Category(s): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.