22 Kasım saat 19:50. İstanbulda basınç değeri 985 mb değerinde kadar indi ve yükselmeye başladı. Lodos şimdi bıçakla kesilir gibi bitecek ve batı sonrada poyraz ve soğukla birlikte yağmur ve sulu kar gelecek. Yükseklere ise sulu kar ve Bolu Dağına akşam kar… 985mb neler yapabiliyor izledik. Biz alışık değiliz böyle sistemlere, ne biz ne de yapılarımız. İşte Karaköy İskelesi, tarihe karışandan bahsediyorum. Bence ne mi oldu .. hani bazen Erdekte deniz suyu çekilir de millet deprem mi olacak der ya. İşte onun nedeni 1030 mb gibi yüksek basınçtan dolayıdır. Yani havanın ağırlığından dolayı suyun sığ kesimlerde yüzlerce metre geri çekilmesi, tamamen dip yapısına bağlı bir olay. Şimdi ne oldu alçak basınç öyle alışık olduğumuz gibi 1000mb falan gibi değerlerde olmadı 985 mb indi. Peki ne oldu su seviyesi bu sefer de yükseldi, lodos ta cabası suyu Marmarnın kuzeyine doğru iteledi su seviyesi dahada yükseldi. Duba ne yapacak o zaman o da yükselecek doğal olarak ama gariban elbette bağlı başından ve kara tarafından, sadece belirli salınımlar yapabiliyor. İyi de işte bakım da gerektiği gibi olmayınca veya içeriden yapılan katodik koruma yeterli olmayınca paslanma ve böyle doğanın uç koşullarında gerilime dayanamayan saç veya önce kaynak sonra da saç bir attı mı sonrası böyle ani denecek alabora olma olur. Bundan sonraki dubanın heaplamlarında alçak e yüksek basınç uç değerleri gerektiği gibi hesaplanmazsa yine olacağı bu olur, er veya geç.. Yoksa bilmem kaç tane dubadan biri su alsa ne olur almasa ne olur.. bir duba su almışta iskele batmış.. koca Galata köprüsü senelerce suyu boşaltıla boşaltıla hizmet verdi bize….
Monthly Archive for Kasım, 2008
Bir son uyarımı da İstanbullulara yapayım ve de beklemeye çekileyim. Vallahi bizim Meteoroloji hala uyanamadı, bana kızacaklar ama bu kadar da olmaz. Benden demesi Cumartesi lodos Marmarayı karıştıracak. Karada ve de özellikle de denizde elbette. Karada 70-80 km hıza ulaşan rüzgar ne yapar. çatı söker, ağaç söker, elektrik hatlarını koparır, TIR devirir cami minaresi uçurur. Tüm bunlar olacak. Kumpakı açıklarında keklik gibi bekleyen gemilere 3-4 belkide 5 metrelik dalgalar demir tarattıracak ve karaya vuracaklar, peş peşe belkide üst üste. Gemi ve araç trafiği de tam anlamı ile felç olacak. Seracılara tanrı yardımcı olsun.
Neyse böyle bir lodos ve de ara sıra etkili yağmur. daha sonra da akşama doğru veya akşam sert sıcaklık düşüşü, çok şiddetli sürekli yağmur daha sonra sulu kar ve yükseklerde kar. Kar kayar elbette ama içinde benim tozlar olunca dahada kayar. Bütün bunların sentezi. HAFTA SONU EVDE OTURUN OLUYOR.
BENDEN DEMESİ hele de çocuklarınız için sakın müsamaha etmeyin sonra üzülebilirsiniz.
Birazda bilmsel bilgi balıkçılara. En azından bunun tartışmasız uzmanıyım ne de olsa. Lodos Marmarada alt su ile üst suyun karışması için en önemli araç. Alttaki besinli Akdeniz suyu üst tarafa çıkınca güneş ışığı ile birleşir ve alg patlaması olur. Alg balığın en at kademedeki besini işte bunu hisseden balık ta Marmaraya hucum eder. Havalar da soğuyacak ya bizim az inceleyen çok bilen takım zannedecek ki havalar soğudu balık arttı. Aslında balık bu karışım sonrası oluşan muazzam besini yemeğe hucum etti farkında değiller. Neyse sonuçta Marmara’da balık verimi artacak… göreceğiz..
Modellere ve de öngörülen alçak basınç merkezinin seviyesine baktıkça insanın içi kararıyor. Ben demiştim den de öte bir hafta sonu hele de denizciler için. Çanakkale Boğazı çıkışında beklenen dalga yüksekliği 6-7 belkide 8 metre. Yazması kolay ama içinde olmak istemezdim herhalde. Demek ki adalara seferler hayal. Çanakkale Marmara ve Boğazlarda da seferler hayal. Çünki Marmara nın kuzeyinde Cumartesi akşama doğru dalga yüksekliği 3-3.5 metreye ulaşacak. Bunun memleketime uygulaması ise epeyce balıkçı teknesinin parçalanacağı veya batacağı, limanın dışında değil içerisinde olacak hadiseler bunlar. Bu fırtınanın sonucunda Kumkapı açıklarındaki birkaç belkide onlarca geminin de demir tarayarak karaya vuracağı batacağı hasar göreceği şeklinde tercüme edilebilir. Geçmişte hep böyle oldu. Çare mi hemen Bandırma ve Gemlik sahil kesimine tüm gemileri toplamak ki mal ve can ve de çevre emniyetini sağlayalım, bu beklenen fırtınayı hasarsız kazasız belasız atlatalım ama nerede bu kararı vercek uygulayacak yetkililer. Biz sonradan doğan zararalarla uğraşmayı daha çok severiz. Göreceğiz bakalım geçmişteki felaketlerden ders almışmıyız yoksa yine aynı hamam aynı tas mı. Ama bu sefr tastan boşalacak olan su değil malesef. Aynı uyarı havacılar için de geçerli. Mesela Hazerfandaki tüm hafif uçakların da yarından tezi yok yere zincirlerle bağlanması gerekli yoksa zaten aerodinamik olarak rüzgarı görünce haffleyen uçakları yerde tutmak hayal olabilir. Bizim sistem kuvvetli hallederiz demeyin yoksa bir anda gider yüzbinlerce dolarlık milli servetler.Seracıları da uyarmak lazım. Ne yapılır da bilemem ama rüzgara karşı naylon seraların dayanması neredeyse imkansız. Bari açın naylonları ve rüzgara olan direnci en aza indirin, e hocam mallar ürün ne olacak dmeyin, kalanlarla idare edersiniz. Tamamen yok olmaktan sa…
Ben uyarımı zamanında yapayım herkeze yeterli zaman da tanımış olayım, benim vatandaşlık vazifem de buraya kadar. Gerisi yetkililere ve de daha sonra kriz masasını sevenlere ait.
Milliyet gazetesindeki “havadan tozdan” köşemde de yazmış ve 17-21 Kasım haftasını atlayıp hafta sonu bizi bekleyen bol yağışlı havaya geçmek istemiştim. Siz yetkililere aldırmayın suyumuz var falan demelerine, onlar gerçek dünyada yaşamıyor veya gariplerime öyle aktarılmıyor ise onlar ne yapsın. Su cephesinde durumumuz hakikaten çok ama çok kötü. Yağmur da değil istediğimiz elbette kar. Barajlara su getiren kaynakların ana beslenmesi kar suyundan oluyor. Yağmur gelip geçici. Aman hocam seller akıyor falan derseniz bilin ki o da bizim kabahatimiz. Siz koca şehir yaparken yolları asfalta binalar ile kaplarken doğal olarak emici olan toprağı kaygan hale getirdiğinizi unutmayın. Damlar veya yollar hepsi yağmur suyunu kaydıran akıtan yüzeyler. Eh şehri genişlet dur ama ana kanalizasyon şebekesinin çapı dar kalsın. Ne olacak sonuçta . Sel!!. Sonrada şikayet. Mevsim şimdi sonbahar yapraklar döküldü, kanallarda birikti. Mesela İstanbul Belediyesi için söylüyorum, artık kim nereden sorumlu ise onlara diyorum, hepsi hespi 4 bilemediniz 5 gününüz var. Hafta sonuna bol yağmur geliyor. Pazar ve Pazartesi Pazar etkili ve de sürekli, metrekareye 100 kg yakın. Ondan önce de elbette çok sert lodos, temizlenen tüm kanalları bir anda yapraklarla PET şişeler ile tıkamaya kendi başına yeterli. Zaten lodos olmaz ise yağmur da olmaz eski inanışlarda bunun böyle olduğunu söylüyor. İşte ben de lodosla ne olduğunun arkasındaki bilimsel eksikliği tamamlıyorum ve de yağmura neyin etken olduğunu gösteriyorum. Neyse bu taraf başka ileride kullanırız umarım. Batı için hafta sonu beklenen Lodos oldukça etkiliden de öte. Beklenen alçak başınç merkez değeri 984 mb gibi bir değer olursa batıdaki lodos epeyce cami minaresi ve ağaç söker. Yat limanlarının dikkatli olmasında büyük yarar var, yoksa bir anda oldukça zarar görebilirsiniz.
Şimdilik yağışlı havanın yine yurdun batı ve orta kesimlerini yalayarak geçmesi beklenmekte, umarım ilerleyen günlerde sıcak hava biraz güneye çekilir de yağışlar biraz daha doğuya doğru yayılır.
Kriz masacılarına da takılır dururum hep. Sevgili kriz masacı kardeşlerim orada oturmaktan hoşalıyorsanız ne mutlu size hafta sonunda yine o meşhur masa etrafında buluşacaksınız, gelsin çaylar kahveler. Yok oralarda vakit öldürmekten hoşlanmıyorsanız haydi şimdiden iş başına. İstanbul’da her yağışta kapanan geçitler artık belli, o masadan görünmez ama sorun bulun ve oradaki yağmur suyu mazgallarını her gün temizleyin, su basın, vakumlayın, açın ki su hafta sonu gelecek olan ani ve de bol yağmur suyu aksın, bilin ki o da zaten etraftaki tüm yaprakları boş pet şişeleri toplayıp gelecek.
Bu hafta özellikle yurdun batısında dışarıdaki işlerinizi bir an önce tamalayın. Bu hafta içerisindeki yağışlar üvertür, aslı yağış pazar ve pazartesi günlerinde. Lodos cephesi de kendi başına üzerinde durmaya değer nitelikte. Batıda ve de özellikle Samsun Adana hattı batısında perşembe gününden başlayacak olan lodos Cuma günü sertleşecek. Eh hoca bundan bahsediyordu diyeceksiniz cumaya ama cumartesi ve pazar günü lodos ortalıkta toz attıracak. Vallah billah çok etkili fırtına bekleniyor, ağaç söker, minare dam uçurur, reklam panosu falan zaten bırakmaz, TIR falan bile devirir. Antalya Alanya civarlarında da dev dalgalar beklenir elbette. KKTC Türkiye gemi seferleri mi? Hayal, hareket dahi ettirmez gemileri, bu havada ancak dev tankerler gidebilir. Marmara ve Boğazlarda da gemi trafiği de durur. Yatınızı teknenizi de çok sıkı korumaya alın beklenen rüzgar 50-60 knt. Modellerde gevşeme rahatlama olursa yine yazarım ama kolları şimdiden sıvamazsanız hafta sonunda tatilde zor yardımcı bulursunuz.
Hayrılısı bakalım, bütün bu zorluklarına rağmen bol yağış haberleri hepsine bedel, hafta sonunda Uludağa da kar bekliyorum hemde bol bol.
Yetkililerimizden (her kim oluyorlarsa, herhalde kriz masası etrafını sevenler falan oluyorlardır) ses seda çıkmıyor ama yandaki görüntüye ve de özellikle en alttaki kırmızı rengin hakim olduğu görsele bakarsanız durumu anlarsınız. Yurt genelinde su durumu son 25 yıllık ortalamalara göre içerisinde bulunduğumuz haftada kesat. Kesatlık ortalamalardan en az %25 veya daha az. Yani olması gerekenin 1/4ünü bile alamadık. Kasım ayının ortalarına kadar da beklenti yok. Yine felaket tellallığı yapmayayım ama tarım cephesinde durum iyi değil. Yani “hamdolsun iyiyiz” diyemeyeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.Ya su cephesi.. Enerji barajlarımızda bile durum kesat..benim önüme paraları dökseniz, uçakları emrime verseniz, yasakları delsem geçsem, vızır vızır uçmaya başlasam bulut tohumlasam kar yağdırsam metrelerce…. bile en erken su gelişi 2009 Mayıs
Gelen geçen bultu seyretmeye devam edersek halimiz duman…. benden demesi…ama öyle böyle değil hakikaten kötü…ama santral durmadan biz ah vah demeyiz ki.. diyemeyiz ki. hadi sıkıysa bir yetkili çıksın da desin yukarıdakileri.. vallahi hemen sürülür bir yerlere vatan haini damgası ile…susmak en iyisi.. o zaman al maaşı otur ya gerçekleri dile getirirse… ama yabancı biliyor, görüyor, hesaplıyor… ya biz!!!

Son Yorumlar