Monthly Archive for Şubat, 2010

Çok yoğun toz taşınımı, yağmurda kaygan yola,piste dikkat

20 Şubat 2010 Sahradan Çıkan Toz İşte Sahradan gelen toz. öyle az buz değil en az bir milyon ton vardır. Bakalım yetkililer neler diyecekler bu toza ama siz siz olun ilk yağmurda dikkat edin KAYARSINIZ. Teker ile yol arasında ustanın elinde çanak çömlek olan kil var. Ustanın elinde çanak çömlek ama sizin tekerinizin altında da malesef çanağın kırılmasına kaportanın da çizilmesine neden olabilir. Saygıdeğer pilotlarımızın da yağışta piste çok daha sert konmaları gerekli hele de Atatürk 06/24 pistine inerseniz. Pist çeker bu tozlu yağmur sonrasında aman dikkat edin şakası yok bunun.
Bugün yarın yaşlılarınızı da dışarı çıkartmayın ayağınızın altı da sanki yosuna basmış gibi kayar. Sağlık sorunlarınıza dikkat edin pencere açmayın ortalığı havalandırmayın. Astımlılar zaten sorun çekiyorlardır çünki atmosferdeki karbon dioksit miktarı da arttı. Doktorlar astımlıdır da ondan der ama aslında havadaki karbondioksit miktarı arttığı için ve de onca toz bakteri mantar onların alveollerini de aşırı okzalat çıkışı nedeni ile tıkadığı için onlar krize girer ama bizimkiler bunu kabullenmekte zorlanırlar. Bilmemek ayıp değil ama öğrenmemek ayıp.. Bugünlerde herhangi bir nedenle sıkışan yakınız olursa onu banyoya sokun tuvaletin üzerinde veya koltukta oturtun, duşu da soğuk suya getirin açın ve havadan yere en ince şekilde aksın duşu en yükseğe getirin ki su yere düşene kadar havayı yıkasın. 15 Dakikada hastanız iyileşmezse bana yazın, olmadı deyin ama iyileşirseniz de yazmayı ihmal etmeyin.
Bu dediklerim astımlılar, migrenliler, tansiyonlular velhasıl bugün derdi depreşen herkez için geçerli.
Aslında bereket bu tozlar ama elbette yararlanmasını bilene.Biz tozların ne boyutlarına geldik ama hala bu doğal kaynaktan haberi olmayanlar çok. Yetkilierin yorumları hiç olmazsa enteresan oluyor insanı güldürüyorlar durduk yerde ama ya bu işin akademisyenleri. Hem de anlışarı şanlıları talebe yetiştirenleri. Bırakın gelmesini giderek azaldığını söyleyenleri dahi var sonradan da ürünler ortada oluyor bozdur bozdur harca ama onların kabahati de yok ki. Öğrenmeyince ve de uyduya havaya bakmayınca ne bilsinler. Mesela bugünkü hava koşulları herhalde sis demişlerdir. Ya nem de yok ama sisten başka da ne olacak ki. Birde milyonlarca dolar harcanarak kurulan hava kalitesi izleme istasyonları var. Bu gibi durumlarda alarm seviyeleri o kadar aşılıyor ki bilmeyen panik yapıyor. Çünki bu seviyelerde amirin ilin valisine işyerlerini tatil et uyarısı göndermesi gerekiyor ama bu doğal kaynaktan haberleri olmayanlar ve de amirlerine yaranmak isteyenler alıyor sazı eline ve kendileri çalıyor.. söyleyince gerçekleri bana kızıyorlar ama bilsinler ki bu toz taşınımında da takipteler.. sakın ola ki masa başında değer üretmesinler yakalanırlar hem de kedi elleri ile, öyle ya toz Libyadan Rusyaya kadar uzanırken belirli illere girmesi yasaklanacak değil, ama bizde belli mi olur belkide yasakatır o illere tozun girmesi.. olmaması gereken neler oluyor bu günlerde bu da olmuş çok değil elbette

o mahiler ki derya icre deryayı bilmezler

17-22 Şubat 2010 hava beklentileri ve Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonları

Bu hafta bizleri bekleyen hava koşullarını merak ediyorsunuzdur. Fırtına sonrası sakinlik elbette yeni bir fırtınanın beklentisi nedeni ile olmakta. Bu akşamdan itibaren Libyadan kopan tozlar ve de sıcak hava vizesiz elini kolunu sallaya sallaya ülkemize batıdan giriş yapacak. Bu nedenle batıdan başlayarak hava sıcaklıkları hissedilir şekilde artacak, daha önceden bol toz alan ağaçlar da şaşırıp çiçekler açacak, zaten batıda sahillerde çoğu açtı bile ya. Çarşamba ve Perşembe günleri önce güneyli daha sonradan da batılı rüzgarlar ile ve de her geçen saat dahada bulutlanan kapanan bir hava . Perşembe Cuma da böyle batılı rüzgarlar ile esen kapalı yağışlı ancak ılıman sayılabilecek derecelerde günler olacak. Gece sıcaklıkları dahi 5-6 dereceden daha az olmayacak.19 Şubat Cuma sakin başlayacak hava batıda açacak güneş kendini gösterecek doğudaki yağışta akşama yurdu terk edecek, akşam geç saatlerde de lodos yine batıdan başlayarak esmeye başlayacak. Tozdan çok etkilenmiyorsanız Cumartesi onca aradan sonra ılıman bir gün ve gece elbette faydalanmaya bakın derim. Yarın bu kadar güzel olmayacak onun için Cumartesinin değerini verin derim. Pazar yine batıdan başlayarak kapanan yağışların da başlayacağı bir hava ve düne göre de epeyce azalan sıcaklıklar ama yine de fena sayılmaz elbette. Yağışlı hava gün içersinde Antalya Rize hattı ve batısında kuzeyinde etkili olacak. Akşama doğru Balkanlardan sarkan soğuk hava sıcaklıkları hızla aşağılara çekecek ve düne göre en az 15 derece soğumuş olacak. Gece yine kar merkezlerimiz bol kar alacak ve eksiklikleri tamamlayacak. Sistem geldiği gibi hızla Karadeniz sahil kesimini yalayarak doğuya kayacak ve 23 Şubat haftasına yine pırıl pırıl hafif güneyli enfes bir günle başlayacağız.

Uzun dönemli ne olur derseniz, keşke bilebilsek derim ama NAO indekslerine göre beklentiler yine böyle peşpeşe dizilen bol toz yağmur ve de ılıman rüzgarlı havalar olarak belirmekte. Tozdan rahatsız olanlara güzel haber değil ama en azından lodoslu günlerde evinizde kalın, kapıyı pencereyi sıkıca kapatın. Tozlar geçince de perdelerinizi siz açmayın onlarda biriken tozu bakteri ve mantarları perdeyi açarken başınızdan aşağı kova kova boşaltmayın. Çok etkileniyorsanız ya perdenizi açmayın ya da hiç kaptmayın.

Tozdan haberi olmayan ama hava kalitesi ölçme istasyonu çalıştıran yetkililer de şehrinizin havasını güzel göstermek için (aslında amirlerine yaranmak için) ya aletleri kapatacaklar ya da bazılarının yaptığı gibi AB kurallarına uygun değerleri masa başında yaratacaklar size gül gibi kokan şehirler yaratacaklar ama hakikatler uydular aletleri olması gerektiği gibi çalıştıranlar bambaşka şeyler söyleyecek keyfile çaylarını içecekler.

Yazayım ki biraz korksunlar çekinsinler masa başında değerler üretirken ortalığı boş zannedenleri takip ettiğimi bilsinler. Kelimelerin içinden kimleri kastettiğimi de anlayan anlamıştır zaten. Vallahi ensenizdeyim bilesiniz. Artık kibarlığı da bırakıyorum yavaş yavaş deşifre edilme vaktiniz geliyor çünki laftan ikazdan kibarlıktan anlamıyorsunuz, bırakın şu aletleri doğru dürüst çalışsınlar ellemeyin.Sonuçta onlar benim ve de sizlerin vergileri ile alındılar, ona buna yaranmanız için değil.

Şimdilik bu kadar, Cumartesinin kıymetini bilin

Saygılarımla,

Cemal Saydam

Gani Gani Sahra Tozu

Öyle derler ne demek olduğunu da pek bilmem ama çokluk ifade ediyor olmalı. DMI’nin İstanbul Bölge müdürünün ifadesi ile yeni adı “toz taşkını” olan olay. Sahraya sığmayan tozlar dışarı taşıyor olsa gerek.Üst atmosferde de biriyormuş ve de yağmurla yağıyormuş. Vallahi onlar işin sahibi onlar bilmeyecek te ben mi bileceğim.
Neyse efendim bugünlerde fırtınaya rağmen havadaki sisimsi görüntünün nedeni Sahra tozları. Yetkilere göre belki erezyonla taşınan tozlar ama siz bilin ki bunların tamamı Sahradan gelen tozlar.

Birde vergilerimizle kurulan milyonlarca dolar harcanan Hava Kalitesi İzleme istasyonları var. Bu olayları ölçebilmek için kurulmuş ki bizi etkileyen doğal koşulları bilelim AB kurallarına ne kadar uyabiliriz görelim. Ama bizim bazı şehirlerimizdeki “uzman”lar öyle uzmanlaştılar ki hava kalitesi açısından hemen girdik AB ye. İnanmıyaaksınız ama aletin yüksek ölçtüğü değerleri sırf idarecilere yaranabilmek amacı ile değiştiriyorlar. Yetkilieri hoşanmıyor bu lafımdan ama alenen masa başında ölçüm yapıyorlar. Mesela bugün de dahil(15 Şubat 2010) Bir şehir olması gerektiği gibi PM 10 olarak adlandırılan değeri 510 mg olarak ölçüyor ve bu değer sınır değerlerin kat kat üstünde. Hemen yanıbaşındaki şehir havasını iyi göstermek için kaç ölçüyor dersiniz. 40 mg. Toz oraya giremiyor yasaklı. İşin en kolayını yapanlar böyle durumlarda aleti kapatıyor ve hava kalitesi ölçmüyor işi hallediyor.Kimi bakıyor ki değer yükseliyor o değerleri listesine koymuyor. Ama öyle bir ilimiz var ki ta uzaklarda Karadenizin doğusunda doğruluk dürüstlük timsali. Ne gelirse onu ölçüyor. Toz Akdenizden giriyor ülkemize İç Anadoluyu Ege’yi katediyor çeşitli illerde çeşitli değerler olarak ölçülüyor buna Başkentimiz de dahil, ama Karadenizin doğusuna gidince olması gerektiği gibi yüksek değerler ölçülüyor yine.

İnanılır gibi değil, masa başında havamızın kalitesinin nasıl olacağına karar veriliyor.
Hava izleme İstasyonları PM10 değerlerini ölçüyor değerler çok yüksek alarm vermemiz lazım seviyesine geldik diyor.
Herhalde laf işitmekten korkan yöneticiler de hakiki değerleri atıyor ve masa başında üretilen değerleri giriyorlar sisteme.
Biz de zannediyoruz ki havamız keka, toz duman yok.
Yetkililerden dahamı iyi bileceksiniz…Ya öyle görünmüyor ertafta toz duman çok diyorsanız hemen bir göz doktoruna gidin, sizin gözünüz de aklınız da taşkına uğramış olmalı….

11 Şubat Toz Taşınımı

Bugün çok yoğun toz taşınımı olayı yaşamaktayız.

Bu nedenle;

Astım krizleriniz tutabilir,
Allerjiler depreşir siz hala etrafta çiçek ararsınız,
Tansiyonlar oynar,
Huysuz Bacak Rahatsılıkları artar,
FMF’niz tutar,
Boğaz ağrılarınız başlar,
Öhö öhö şeklinde gereksiz sık sık öksürmeler,
Daha önemlisi MİGREN ağrıları artar,
Poliklinikler dolar taşar,
Malesef ölümlerde artar ama bu doğa için sadece doğaya geri dönüş
Aracınız kayar,
Bir değişik hissedersiniz tüm gün, içiniz içinize sığmaz haldedir nedense
Daha kızgın olursunuz daha az affedici olursunuz
Batıda yağmurla birlikte malesef kayma haberleri de artacak, halen orlarda bol yağmur var malesef,
Umarım pilotlarımız biraz daha sert inme önerimi anımsarlar,

Tüm bunların nedeni Lodos,
Hava her zaman hava ama ya içindekiler..
İşte onlar bugün bol bol bakteri mantar taşımakta, ben olsam bugün ameliyat ta yapmazdım çünki hadi diyelim oraya giremedi, girer ya, daha sonra nekahat döneminde hasta ameliyatlı yeri ile mi yoksa havadaki bakteri mantarlamı uğraşacak belli olmaz.
Her biri de masum değil elbette kimi de çok tehlikeli ne yapacağı belli olmaz cinsten.

Birgün her yerde “poyrazmatik”ler çalışınca tüm bu lodosoun etkilerini birden poyraz havasına çevireceğiz ve yukarıdakilerin hiçbiri olmayacak.

Düşünsenize bugün arabanıza bindiniz zaten dış ortamdan gelmişiniz siniriniz tepenizde ve de daha kat edecek normal insanı delirtmeye yetecek olan İstanbul trafiği bilmem kaç saat daha sizi beklemekte. Bastınız düğmeye ve aracınızın içi dakikalar içerisinde lodostan poyraza dönüşüverdi. Derin derin nefes alıp kanınızı tertemiz hale getirdiniz. İnanın inmek istemeyeceksiniz aracınızdan hele de “poyramatik”siz bir yere gidiyorsanız.Reklamı düşünsenize, etraftakiler çatık kaşlı sizde mutlu bir gülümseme..

Çarpanı küresel çünki toz geldimi Anadoluymuş Rusyaymış anlamıyor mesela bugünkü toz hızını alamayıp Ukraynadan Rusyaya oradan İskandinavyaya kadar uzanacak.

İtalyadan Avrupaya dalan toz da İsviçre Almanya İskandinavya alıp başını gidebiliyor, yani pazar bırakın küreseli Avrupasal, hala bir girişimci arar dururuz? Yokmu acaba grubumuzun ulaştığı sınırlarda başı çatlarcasına ağrıyan ve bundan ilaçsiz doğal bir şekilde dakikalar içerisinde kurtulmak isteyen bir okuyucu. Öyle yüzbinlerce lira da yatıracak değilsiniz ve “poyrazmatiğin” arkasında ben ve de nörolog iki tane de kapı gibi Profösör var. Her ikisinin de yayınlarına aldığı atıf sayısı 1000 gibi ve fazla, bilen bilir bunun ne anlama geldiğini bu ülkede.

Reklam oldu tümü ama başka türlü de “poyrazmatik” ayaklanamayacak galiba.

Aman dikkat edin bugün kızmayın, sinirlenmeyin aşırı yemeyin..

Her türlü sıkıntınızı da yazın ki ola ki bir yatırımcı çıkarsa bugünkü müneccimlik yapıp sıraladığım sıkıntıları en azından sizin kaleminizden duysun, lütfen bari bunu esirgemeyin ve neler hissediyorsanız yazın. Bomba gibiyim de diyebilirsiniz elbette her veri veridir.
Saygılarımla

Cemal Saydam

acsaydam@gmail.com
0 532 694 79 87

aramak yazmak serbest

ılıman yağışlı rüzgarlı ve bol tozlu bir onbeş gün

Ayın 15 kadar durum belirginleşti. Özeti yukarıda. Nedeni Atlantikte North Atlantic Oscillation NAO olarak bilinen indeks. Yine kararlı negatif hale geldi. Bu Akdeniz havzası için nemli bol yağılşı bir hava demektir. Aman hocam falan demeyin ne kadar yağarsa yağsın hepsine ihtiyacımız çok. Yer üstü belki tamam ama hala besleyecek yeraltı kaynaklarımız çok. Bol toz da beklemekteyiz bu da sağlık sorunlarının depreşmesi demek oluyor. Artık Akdenizin güneyine “cemre” düştü düşecek. Üst taraflarda cemre düşmüştür bile bu da daha çok yağış daha çok lapa lapa kar demek olacak. Doğu Anadolu’da şimdiye kadar biriken kar 1 ise bundan sonraki her bir yağış bir bu kadar daha kar bırakacak. Perşembe günü yine sert lodos yurtta esip duracak. Perşembe günü batıdan yurda giriş yapacak olan aşırı yağışlı hava yine bol boı su bırakacak. Yüskelerde kar olsa bile bunlar geçici ancak dağlarda kar metrelerce depolanabilir yer seviyesi tutar belki tutmasına ama uzun soluklu kalıcı olamaz.

Perşembe Cuma toz da çok o nedenle her yer daha kaygan olacak, aman dikkat. Kayarsınız, siz kaymazsanız bu durumdan haberi olmayanlar kayar gelir size çarpar. Bu uyarım pilotlar için de geçerli, canını seven daha sert insin. Yolcular biraz söylensin varsın ama teker yere değdiğini anlasın , kibar inerseniz pistin sonunda el ayak flap rüzgar motor frenleri ile dahi durmazsınız.

Suyun önünü de açın. Perşembe furyası sonrası Cumartesi yeni bir hava akımı batıdan yurda dalacak.

Deniz kenarinda evleri su basan ülke konumunda olmak istemiyorsak suyun akacağı kanalları yolları temiz tutmak durumundayız.

Güney sahillerimizde her fırtına kıyı kenar çizgisini ihlal edip o sınırların içerisine ev bark yazlık yapanları endişelendiriyordur eminim. Aman hemen duvar örelim denize set çekelim tartışmaları balşıyordur ama nafile. Tabiat ana bu sınırı ihlal edenleri malesef hiç ama hiç affetmiyor. Bol toz yağış bu sene için bol ürün demek. Tarlasını nadasa bırakanlar için bir felaket haberi bu elbette. Boşa harcanan bir sene daha sonra da gelir az der dururuz. Ah şu batıl inançlar bir yok olabilse. Ama anız yakanlar için de elbette şart, tarlasını anız yakıp “katledenler” en az bir sene beklemek durumunda ama boşu boşuna nadasa bırakanların gelirimiz az demeye hiçte hakları yok. Ben devlet olsam nadasa bırakandan bir de vergi alırdım, boşa harcanan milli servet niyetin. Anız yakanları da toprağı katletmek suçundan yargılardım, çünki yaptıkları malesef o. Bana sen ne anlarsın diyenler çoğalmıştır, daha fazla tepki almadan ben müsade isteyeyim. Çok bilenlere de bir sorum olacak elbette cevap veremeyecekleri cinsten. Yüzyıllardır aynı topraklarda sadece yağmuru görünce gül gibi gelişen ormanlara ne diyeceksiniz. Bakanlık her sene uçaktan milyonlarca toz gübre atıyordur eminim.

Saygılarımla,

Cemal Saydam