Monthly Archive for Mart, 2010

Mart Sonu/Nisan Başı

Sıcak başlayıp serinden de öte soğuk bitirdiğimiz bir haftadan sonra bakalım bu hafta bizleri neler bekliyor. Bugün tüm gün ve de gece havalar batıda soğuk ve de yağışlı geçecek. Aman sıkı giyinin ve de bu gece (Pazartesi) dışarıya çıkacaksanız hava sıcaklıklarının oldukça soğuk olacağını aklınızdan çıkartmayın derim. Bugün Tunus Adriyatik yönünde hareket eden sıcak Sahra havası yarından itibaren batıda lodosu ile imdadımıza yetişecek ve batıdan itibaren havaların ısınmasına neden olacak. Soğuk ve de yağışlı hava ise kuzeydoğuya doğru çekilmesini sürdürecek. Doğu Anadolu’da kar depolanmasına neden olan havalar bunlar bu nedenle yüksek kesimlerdeki kar yağışlarının bir metre ve daha fazla olmasına şaşmamalı, neyseki oralarda da zaten pek yerleşme ve de yolda olmaz zaten. Perşembe günü yurt genelinde hafif lodos sıcaklıkların yeniden mevsim normallerine doğru tırmanmasına olanak tanıyacak. Gece sıcaklıkları dahi 10 derece sınırına yeniden yükselecek. Kararsız hava batı ve iç kesimlerde yağışa neden olabilir ama artık bunlar ılıman bahar yağmurları ve ıslanmaktan kimseye zarar gelmez. Cuma günü de perşembeye göreceli olarak pek farklı olmayacak ancak yağmur tüm yurtta ekisini kaybedecek. Akşam saatlerinden itibaren ise tüm Karadeniz sahil ve iç kesimlerinde biraz serinleme beklenmekte. Hafta sonu da beklenen tablo böyle yurdun kuzeyi ve iç kesimleri hafif poyrazın da etkisi ile biraz serin batıdan doğuya hızal geçecek yağmur geçişleri orta ve güney kesimler ise ılıman tarafta.
Bu hafta yolu Avrupada olanlar ise yanlarına kalınca birşeyler almalılar, soğuk kova kova yağmur sulu kar, rüzgar ne ararsanız var. Bol Sahra tozu da yolda bu da demek oluyor ki yağışların kovası dahada büyük olacak. Elbette bu havalar İspanya İtalya ve Yunanistan gibi güney kanatta pek geçerli değil ancak oralarda da kuvvetli rüzgarlar mevcut, yani hava durumuna bakmadan eşyalarınızı derleyip toparlamayın havalar çok değişken.
Bu sene tahıl rekoltemiz yine rekorlar kıracak gibi. Ben her sene Nisan ayı ortalarındaki yeşilimizi geçen birkaç seneye göreceli olarak karşılaştırır ve bu senenin beklentilerini geçen senelere göre tahmin ederim. Bu sene Güney Doğu Anadoluda veya Akdeniz Bölgesindeki yeşilimi ekili alanlarımız, ki halen bunlar çeşitli tahıllar demek oluyor, henüz daha Mart sonu gelmeden geçen senenin Nisan ortasından daha da verimli.
Yani Maliye Bakanı bu senenin ürününe ayırdığı paranın tamamının veya daha fazlasının üreticiye kanalize edileceğini bilmeli. Sadece bizde de değil komşularımızdaki üretim de bu sene maşallah yerinde. Bunları da bilmek elbette çeşitli politikaların üretilmesi için elzem. Hocam sen illerdeki tarım yetkililerinden daha mı iyi bileceksin derseniz cevabım evet olacak. Çünki ekteki verimliliği gösteren verileri bırakın yetkilisi tarımsal arazisi olan bile daha görmemiştir. Halbuki sayın Bakan yüzde 3-5 hata ile bile bu sene tarımsal üretime bölge bazında kaç milyar TL para ayıracağını inanın hepimizin cebinden çıkacak faiz yükü dahada azalır.
İşin en güzel yanı da bütün bu verileri hem de günlük olarak ve de uydu geçtikten en fazla birkaç saat sonra, hem de 250 metrelik hassasiyetle, hem de Google Earth üzerine işlenmiş şekilde alabilmek. Ne güzel değil mi. Bundan benim haberim var var olmasına da gönül ister ki yetkili bakanlığın da haberi olsun, onlarda bu bedava veriyi alıp kullanabilsinler. Umarım yapıyorlardır, bu senenin tahıl üretiminde rekorlar kıracağımızı bilmek herhalde işlerine gelir. Stokçulara da müjdeler olsun, onların da iflası anlamına gelir. Ama stokçulukta bu risk te her zaman var elbette.
Tüm bu veriler sevgili dostumuz ABD NASA uyduları tarafından üretiliyor, bizleri çok severler ya.. ondan…

DMİ’ne göre yeni saatimiz

Radar görüntüleri UTC (GMT) zaman dilimine göre yayınlanmaktadır. Geçerli yerel saat uygulamamız şu anda, söz konusu zamandan 21 saat ileridedir. Örneğin 23:06 UTC, 02:06 TSİ’ye karşılık gelmektedir.
Bir başka boyuttayız ama o neresidir ben bilemem

22-28 Mart Haftası

Yağmursuz çamursuz ve de tozsuz poyrazdan hafif esintili bir hafta bizleri beklemekte. Hava sıcaklıkları da her geçen gün artacak artacak. Çarşamba-Cuma arasında yurdun kuzeyinde havalar biraz serinlese de yinede 15 derecelerde gündüz sıcaklıkları beklenmekte. Perşembe Cuma Marmara Ege bölgesinde yer yer yağışta olabilir ancak geçici ve hafta sonuna yine ısınma trendine gireceğiz. Antalya Cumartesi günü bu senenin ilk 25 derecesini görecek. Tabiki hocam çoktan gördük diyenler olmuştur ama bu gölgede 25, demek hafta sonu Antalyada güneşten yanmak mümkün elette yapabilirseniz halen 15-17 derece olan suya da girmeniz mümkün.

Özetle tozsuz, poyrazlı bir hafta bizleri beklemekte. Yani Sahra tozlarından dolayı astımdı allerjiydi tansiyondu boğaz yanmasıydı kalbinizdeki pırpırlanmalar gibi sorunların nedeni benim tozlar değil. Bir başka değişle hastalanırsanız bilin ki bu sizin asıl biyolojik derdiniz. Diğerleri Sahra ile depreşen ve de “poyramatik” ile geçiştirilebilecek dertler. Mesela allerjiniz eğer polenlerden dolayı ise ve de bu hafta allerji krizindeyseniz bilin ki sizin polenlere karşı hassasiyetiniz var. Yok her zaman tutar ama bu hafta tutmadıysa ama etrafta bol bol da çiçekler duruyorsa bilin ki sizin derdiniz Sahra tozları ve çarenizde “poyrazmatik” ilaca teste bir sürü kimysala hiç gerek yok. Etrafta görülen ve sanki sahra tozymuş gibi görüntü veren de şehrilerin kiri pisi, bakın ilk kez dedim neredeyse hava akımı olmayınca oluşan kir pis. Ama bu sene oluşan ilk kararlı yüksek basınç dalgası neredeyse, umarım yakın bir zamanda Karadenizde Marmara’da da sis bizlerle olmaz eğer oluşursa yerleşir kalır.

Birde şaşıyorum koca koca insanlara. “Nervoz” adı altında ne şaklabanlıklara imza atıyorlar. “o” yu özellikle yazdım, bize ne yahu bu nervozdan nereden çıktı bu, neden durduk yere hava kirliliğinden başka hiçbir işe yaramayan yanan lastiğin üzerinden atlayacakmışım, onca organik uçucu maddeyi soluyacağım ciğerlerime buram buram kanserojen olduğu kesin olan organikleri dolduracağım, yok kardeşim benim geleneklerime göreneklerime milli görüşüme göre resmi bayramım da dini bayramım da belli, onca senelik ananelerimiz gelenek göreneklerimiz ve bayramlarım değişmez.

Aklınız mantığınız ve de vijdanınız elveriyorsa siz yapın atlayın çakıştırın kırın yumurtaları ama benim defterimde yok böyle bir şey.

Gelin “baharı” bahar bayramında 1 Mayıs’ta kutlayalım, her zaman olduğu gibi.

Kırmadan dökmeden yakmadan, insan gibi, sevgi ile saygı ile.

Saygılarımla,

Cemal SAYDAM

Soğuk bir hafta…

Günaydın,

Uzun bir aradan sonra nihayet doğal detkoslanma günleri geldi.Ara sıra yazıyorum, hani yüksek lisansımı radyasyon kimyasında yapmamış olsam radikaller ile uğraşmadım diyeceğim ama epeyce bir süre de uğraştım. İnsan bedeninde serbest radikaller nasıl oluyor bilemem ama benim bildiğim radiklallerin kararlı olmadığı ve saniyenin milyonda biri kadar bir zaman sürecinde bir başka molekül ile reaksiyona girip yok olduğu. İşte bu nedenle yok efendim şunu alırsan, şunu içersen vs vs ile detokslanırsın lafı bence çok ticari bir laf. Ben şimdi size doğal detoklanma yöntemi önereyim çıkın deneyin bakın bakalım nasılda kendinizi iyi hissedeceksiniz.

Efendim bugünden başlayarak Trakya Marmara Kuzey Ege, akşama da tüm yurtta hava, poyraza dönmüş ve üzerimizde günlerden beri dönüp duran Sahranın bol tozlu ve de organik madde yüklü havasını temizlemiş olacak. Kutup havası gelecek anlayacağınız. İçerisinde bakteri ve mantarı en az sayıda olan bir hava. İşte bu havayı ciğerlerinize doldurun. Derin derin nefes alın, durmadan usanmadan bıkana kadar. Böylece kanınızdaki okzalat seviyesini en aza indireceksiniz, kendinizi daha dinç hissedeceksiniz, astımlar tansiyonlar kalbinizdeki pırpırlanmalar huysuz bacaklar romatizmalar ağrılar sızılar dinecek, her biri bakmışınız zamanla azalmış, yok olmuş. Evinizde pencereleri evde hava akımı yapacak şekilde açın, yani bir yerden giren hava diğer pencereden çıksın, dolapları çekmeceleri her yeri ve doldurun bu temiz havayı evinize. Perdelerinizi de çırpın az ki içerisinde biriken tozlar evdeki hava akımı ile çıksın gitsin.Her şey detokslansın!! böylece. Sizleri bilmem ama benim eşim Sahra tozu gelen günlerde evdeki buzdolabında üstü kapalı duran salçanın bile hemen küf yaptığını ama doğal detoks günlerinde böyle bir şey izlemediğini söyler.

Çıktınız bu tertemiz havada en az yarım saat dolaştınız ciğerlerinizi doldurdunuz ama baktınız ki bir yanınızdaki ağrı sızı tekleme hala devam ediyor, bilin ki sizin asıl sağlık sorununuz işte o. Sahradan gelen dış etken ortadan kalkınca sizin biyolojik nedenli asıl sağlık sorununuz ortaya çıkar, elbette eğer varsa. İşte bu dönem size asıl derdinizi ve de doktorunuzu seçme fırsatı tanımakta. Öyle çok düşünmeyin hemen kendinize bakın, neden daha dün sık sık öhö öhö yapan ciğeriniz bir anda kesiverdi öhö öhö yü acaba, nereden biliyorum bunun olduğunu her nerede ve her ne yapıyorsanız. Hocalığım var ama daha öyle hocalığım yok ama bildim değil mi? Şöyle derin bir nefes alın bakalım, çekin çekin bitirmeyin. Nasıl ciğerinizin kapasitesi sanki artmış değil mi? Halbuki daha dün, bu kadar derin nefes alamıyordunuz değil mi?

Detoks laflarına inanmak hoşunuza gidiyorsa haman bir uygulamaya katılın yiyin için bakın nasılda faydasını göreceksiniz, ama Sahradan toz gelince hernedense işe yaramaz o uygulamaların her biri.

Şimdi de gelelim tozsuz hava beklentilerine. Hava kutuplardan sarkan soğuk hava nedeni ile soğuyacak hem de hissedilir şekilde, bahar havası yerini yeniden kışa benzer bir havaya bırakacak.Bugece ve yarın orta ve doğu kesimler oldukça yoğun yağış alacak. Yükseklerde sulu kar ve kar şeklinde. Doğu Anadolu’da böyle bir sistem en az bir metre kar bırakır aman yağan kara da daha sonra da çığ tehlikesine dikkat. Bugün ve gece batıda poyraz etkili ancak yarın hava daha durağan olacak ve bu sefer de siz bizlerle olacak. Çarşamba belki ama özellikle de Perşembe gündüz ve gecesi soğuk geçecek. Yağışlı hava yurdun kuzey bölgelerinde ve de özellikle Perşembe gecesi yükseklerde sulu kar ve kar şeklinde olacak.Perşembe günü Ankara istanbul arasında Bolu Dağına dikkat edin derim. Cumadan itibaren yeniden havalar ısınma sürecine girecek. Hafta sonu ılıman geçmeye namzet yine bahar havalarına dönüş yapacağız. Seracıların, dondan etkilenecek işler yapanların da bu hafta özellikle bu gece ve çarşamba gecelesi biraz dikkatli olmaları gerekmekte, bahar geldi birşey olmaz rehaveti tüm emekleri bir gecede siler spürür aman dikkat.

Bol bereketli yağışlar alıyoruz bunu farkeden leylekler bu bereketli yağmurları içe içe bırakın zayıflamayı belkide kilo alarak geldiler bile. Hava cephesi bu yağmurları böyle kullanırken yer cephesi hala NADAS denen hikaye ile bir seneyi daha boşa harcadı. Nadasın bir faydası olsa idi ormanlarımız bir sene gelişir diğer sene gelişmezdi. Ama ANIZ yakarasanız işte o zaman NADAS şart çünki anız yakmak toprağın tüm bereketini katletmekle eşdeğer, bence anız yakana milli servete zarar vermekten dava açılmalı tarlasını nadasa bırakana da vergi kaçırmaktan dava açılmalı. Toz beketli yağmurlara neden olurken ekin şu tarlalarınızı, bir deneyin bakalım kim haklı kim haksız, unutun sizi fakirleştiren hurafeleri, inançları. Bir daha düşünün bakalım toprağın besin değeri kaybolsaydı Ormanlarımız nasıl gelişecekti acaba. Ha bizden habersiz her biri yer değiştiriyor veya yetkili kuruluş milyonlarca toz gübre atıyorsa o başka elbette.

Sağlıcakla kalın,

Cemal Saydam

acsaydam@gmail.com

10-15 Mart Beklentileri, uyarılar

Sahranın bağrından kalkan tozlar tüm Anadoluyu Karadenizi Rusyanın içerlerine kadar etkiliyor bizim yetkililer hala komediye varan açıklamalar yapıyor. Adamlar hala tozun nereden kalkıp nereye geldiğinden habersiz. Hava hareketlerine sınırların ötesinde bakmaktan acizler. Halbuki bizi etkileyen olayın bir ucu, İzlanda’da, kutuplarda bir ucu Azor adalarında. Emin olun orası neresi diyeceklerdir. Bu tozlar gelince hava kalitesini ölçen istasyonlarımızda alarm seviyelerine ulaşan değerler ölçmeliler ama ne yapılıyor dersiniz? Milyonlarca dolara kurulan sistemler ne hikmetse toz gelince çalışmıyor, çalışan da etrafı püri pak gösteriyor. Tamamen aldatmaca ama bilmezler ki sadece kendilerini aldatmakla meşguller. Ama yetkili ildeki amirine ildeki de Ankaradaki amirine hoş görünüyor. Biz de AB kurallarına daha girmeden uyum sağlamanın gururunu yaşıyoruz, ama kral çıplak ne önemi var. Belki inanmayacaksınız ama geçenlerde afetler ile toz arasaındaki ilişkiyi incelediğimiz bir talebem ile geçmiş afetlere bakıyorduk. Doğuda bir yerde sel olmuş kayıtlara göre ama uydu verisi ne öncesinde ne de sonrasında o bölgede ve da yakın çevresinde havada bulut dahi yok diyordu. Toz ölçümleri gibi işte. Havada toz var ama yerde durum bambaşka, yerde sel var ama havada bulut yok, neden böyleyiz acaba, kimi kandırıyoruz?

Gelelim bu haftaki beklentilere. Bugün Trakya Marmaranın kuzey ve batısı soğuk bir gün geçirecek gibi görünse de gün içerisinde lodos yine bol tozlu havasını her geçen saat dahada sert esecek şekilde yurdumuza taşıyacak. Perşembe günü yine bol tozlu lodoslu bir gün olacak. Cuma ve Cumartesi günleri rüzgar batıya dönecek ve hava biraz serinleyecek. İtalya üzerinde oluşan alçak basınç merkezinin bu seferki ilerlemesi Adriyatik , Balkanlar Karadeniz hattında olması nedeni ile yağışlı hava bu sefer bizi teğet geçecek ve sadece kuzey bölgelerimizde biraz yağış göreceğiz.
Pazar günü yine lodos ve toz bekliyoruz ama bu sefer Avrupadan sarkan serin hava gelecek haftanın ilk günlerine damgasını hissedilir soğuma şeklinde vuracak. AB merkezinin rotası bu sefer Anadoluyu teğet geçmeyecek ve Egeden girecek yağışlı hava tüm Adadoluyu Bodrum, Hopa ekseninde kesecek ve yine bol yağış alacağız. 15-16 Mart günlerine ait şimdiki tahminler havaların oldukça soğuyacağını yüksek yerlere sulu kar ve kar düşeceğini öngörmekte.
Yağışların her bölgenin daha kuzeyinde daha etkili olacağını düşünerek işinizi gücünüzü ona göre planlamalısınız. Güney Ege ve Akdeniz sahil kuşağı haricindeki seracıların da kendilerini 15-19 Mart günleri gecelerinde don olacak şekilde gözden geçirmelerinde yarar var.

Artık yağmur ve de özellikle günüz yağan yağmur tam bereketli, ıslanırsanız hastalanırım diye korkmayın hiçbirşey olmazsınız. Havadan insanlık için faydalar içeren demir yağıyor, amino asit yağıyor hem de bir ölçüde yağıyor. Aynı su yağıyor ama değişik lezzetlerin oluşumuna neden oluyor. Aşılayıcı rüzgarlar bir ülkeye yönleniyor ve rahmetini taşıyor ama biz yerde şemsiye açıp ondan sakınıyoruz kendimiz koruyoruz. Halbuki ondan içmelisiniz. Anlayan milletlere ders çok ama anlayana elbette.