Yayın tarihi:
24 May 2010 Kategori:
Haberler.
Ve artık ısınacağız. Hafta sonu soğuk geçti ama belkide memleket için yeni bir umudun başlangıcı oldu. İçimizdeki ne olacak bu memleketin hali gidişatında yepyeni bir umut doğuverdi. İlerisi için çocuklarımızın mutlu geleceği için yepyeni bir başlangıç olur umudundayım. Hava da inanıyorum ki artık yerdeki beklentiler ile örtüşmekte.
24 Mayıs haftasına o da yavaş ama kararlı bir ısınma trendi ile başlıyor. Her geçen gün kararlı bir şekilde ısınmaya devam eden hava sıcaklıkları hafta sonunda yurt genelinde 24-26 derece seviyesine kadar ulaşacak. Gece sıcaklıkları ise 14-16 dereceden daha az olmayacak. Yağışlar bugün doğuda ve Karadeniz bölgemizin orta ve doğu kesimlerinde etkili olacak ve yurdu terk edecek. Perşembe ve Cuma günlerinde Batı Akdeniz ve Güney Ege’de yağış geçişleri beklenmekte. Bunun nedeni zayıf bir alçak basınç merkezinin Akdeniz sahillerini yalayarak geçmesinden dolayı. Bu yağış hafta sonunda da Doğu Anadoluya kaymış olacak. Bu gafta sonunda batıda hava enfes geçecek. Dış mekanlarda birşeyler ayarlayabilirsiniz. Sağnak olsa da ani ve geçici olur sizi uzun süreli sıkıntıya sokmaz.
Uzun süreli beklentiler Mayıs’ın son haftasında hava sıcaklıklarının ortalama değerlerin 5-6 derece üzerine çıkacağı yönünde. Haziran başında ise sıcaklıklar yeniden 5-6 derece azalacak ve mevsim normallerine geri dönecek ve biraz da yağışı bol bir Haziran ilk haftası geçireceğe benzeriz.
Bu sene tarlasını ekenler, boşuna nadasa bırakmayanlar bol kazanç elde ederler umarım ve bir daha nadas denen o şaçmalığı unuturlar. Ama bir koşul var elbette. Asla “ANIZ YAKMAMAK”. Yani tarlasını katletmemek. Tabiat ana zaten bu katilleri kendisi cezalandırıyor. Mademki sen benim canımı yaktın ben de seni bir sene açlığa mahkum ettim diyor. Bunun kısasa kısas dillendirmesi böyle oluyor. Ama yine beni dinlemeyecekler çıkacaktır, tarlalarını hasattan sonra yakacaklar olacaktır. ABD uyduları da bunları gün be gün izleyecektir. Ne “kadan” iyi insanlar, kendi toplumunun vergileri ile nerede ne yanıyor kim etrafa ne dumanlar çıkarıyor takip ediyorlar bize de bildiriyorlar diyorsanız yanılıyorsunuz elbette. Bunlar hep torunlarımızın cebinden harcadığımız paralar farkında değiliz.
Girin bakın şu siteye ve kim ne yakmış görün bakalım;
http://rapidfire.sci.gsfc.nasa.gov/firemaps/firemap.2010131-2010140.600×300.jpg
İnsan yazmadan edemiyor. Demek her mesleğin kendi kaderinde olan ölüm şekilleri var. Madenici için grizu, itfaiyeci için yanmak… bir akademisyen olarak kendim için işin kaderi sayılabilecek bir ölüm şekli beğenemedim ama vardır nasılsa kaderimiz olan bir yolu yordamı …yaz babam yaz. Bu denli kayıplar işin doğasında var demek oluyor. Demek ki o zaman gemici için boğulmak siyasetçi için de asılmak işin doğal riskleri.. Bu asırda bu çağda ne düşünceler ne fikirler insan şaşırıp kalıyor. Ama 23 Nisan’da sembolik olarak koltuğa oturan çocuğa “artık yetki sende asarsın da kesersin de” diyen bir anlayış için bunlar doğal olsa gerek. Ben boşboğazlık yapabilirim, istemeden de bazı şeyler söyleyebilir yazabilirim sonra da kusura bakmayın diyebilirim ama bir Başbakanın buna hakkı olmasa gerek. Sevsek te sevmesek te orada oturan bir kişi bu ülkenin yani hepimizi Başbakanı ve ona göre de davranmak durumunda. Bizim kızmaya sinirlenmeye ve belkide ağzımızdan çıkanı duymama gibi bir lükse hakkımız var ama ne yazık ki o koltukta oturanın yok.
Ne demişler efendim;
Söz sükutsa
Gümüş Altındır.
Varmı farkımız, bir düşünün hiç olmazsa bunlara gülebiliyoruz.
Saygılarımla
Cemal Saydam
acsaydam@gmail.com
Yayın tarihi:
16 May 2010 Kategori:
Haberler.
Kötüsünüz değil mi?Atmosferde de zaten ne ararsanız var. Etrafta da bahane olacak kavak tozları da çok al sana bahane. Ama etrafa bakınca da benim tozlar her yerde, yani bir yeri göremiyorsunuz ya işte o görüşü engelleyen neden benim tozlarım. Aslında artık Meteorolojimiz de öğrendi bunları en azından toz gelecek diye uyarıyorlar. Bu da bir aşama. Gelecekte de tozların sağlığımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu öğrenecekler ama biraz zaman alıyor. Doğaldır şaşırmıyorum çünkü daha bu işin akademisyenliğini yapan koca koca hocaların haberi yok ki onların yetiştirdiklerinin olsun. Şimdilik olmayacak olayları büyütüp volkan külleri ile sizleri korkutuyorlar ama bir gün elbette öğrenecekler toz sağlık işini o zaman da zaten biz biliyorduk edaları ile benden çok tozcu sağlıkçı olacaklardır hiç şaşmayın.
Gelelim bu güne. Dışarıda zaten bir yer görünmüyor. Sahra tozları her yeri kaplamış vaziyette. Sizlerin hali de “duman”. Eşim geceleri poyrazmatikli odada yatmasına rağmen yine de dışarıda hemen aksırmaya başlıyor, gözler yaşlı. Etrafta astım krizleri, solunum yolu rahatsızlıkları tansiyon, romatizma, huysuz bacak rahatsızlıkları belkide preeklampsi ( bu da yok artık dedirtecek son uğraşı alanım olmaya namzet) her şey almış başını gidiyor. Ama geçecek merak etmeyin tüm bu dertlerden bir şekilde muzdarip olanlar hatta olmayanlar veya olmadığını zannedenler çok değil yarından itibaren bir anda iyileşecekler. Elbette ki neden alınan haplarda, antibiyotiklerde veya başka başka nedenlerde aranacak ama siz bilin ki neden benim tozlar. Şimdilik yapacak birşey yok ama buradan yaptığım çağrılar olumlu sonuçlar vermeye başladı ve umarım yakında Sahra tozlarının etkilerini günlük hayatta görmeye başlayacağız..Şimdilik bol su için kandaki oksalat seviyenizi düşürmenin yegane yolu bu.
Neyse efendim sıkın dişinizi bu akşama kalmadan batıda başlayacak olan batılı rüzgarlar tüm dertlerinizi alıp götürecek. İç kesimler doğu o kadar şanslı değil yarını beklemek durumundalar ama oralarda da 17 Mayıs haftası rahatlama haftası olacak.
Bugün dışarıda otururken bile buluta gökyüzüne bakamamanızın nedeni, hatta bulutları her zamankinden dahada fazla parlak görmenizin nedeni ise bulut içerisindeki biyolojik faaliyetler sonucu oluşan canlıların kabuklarının güneş ışığını yansıtması. Ama buralara fazla girmeyeyim daha tozun geldiğini yeni yeni kabullenen koca koca hocalar bunları daha hazmedecek yerde değiller. Bu kadarı onlara fazla gelir ama siz bilin ki bugün gözlerini rahatsız eden olayın nedeni bulut içerisindeki hayatın kendisi.
Bugün aşırı yorucu işler yapmayın, kapalı yerlerde vakit geçirin, pencereleri açmayın yarın da perdeler ile oynamayın bu tozlar oraya yerleştiler bile. Yarın ve daha sonraki günlerde ilk yağışta da dikkatli olun arabanız kayar. Pilotlarımız da sert insinler yoksa pist kısa kalır, benden demesi.
Tüm bu konular için her türlü yorumunuzu da bana yazabilirsiniz,iyisi de kötüsü de ileriye yönelik araştırmalarımıza yön verebiliyor
acsaydam@gmail.com
Yayın tarihi:
04 May 2010 Kategori:
Haberler.
Kaç günlerdir memun mesut poyraz havasında yaşar giderdik. Ufuk çizgimiz gelişmişti. Öyle ya ufka bakınca gözümüz alabildiğince görür olmuştu. Aynı ufku farketmesek te ciğerlerimizde de yaşadık. Nefes alınca havayı sorunsuzca olabildiğince çektikiçimize ama farketmedik. Ben her zaman böyle derin derin nefes alırım zannettik ama farklıydı. İşte o farkı anlayacağız malesef bu hafta. Malesef çünkü yine Sahra tozları gelecek,ufuk çizgimiz de ciğer kapasitemizde daralacak. Sağlamlar kapasite az da olsa idare edecek ama ya astımlılar kronik akciğer rahatsızlığı olanlar. Onlara malesef yine kötü havadisler yolda çünkü yarından itibaren hava sıcaklıkları çölden gelen sıcak dalgası nedeni ile artacak, artacak ve perşembe akşamı cuma günü 30 derece sınırına ulaşacağız. Sonrası da hep sıcak hep sıcak günler. Ufukta taaa 12-13 Maısa kadar herhangi bir serinleme haberi de yok. Bütün bu sıcak havaya neden olan olay kutuplardan sarkan buz gibi soğuk havaya bağlı. Soğuk hava İskandinavya İngiltere üzerinden güneye sarkmakta. İşte bu sisteme bağlı olarak Cezayir Tunus’tan çıkan yoğun toz da İtalya üzerinden Avrupaya giriş yapmakta. Yani yolunuz Avrupa tarafına olursa havayı daha yakinen takip etmelisiniz. İngiltere sanki kış soğuk rüzgar ne ararsanız var hele de kuzeyinde. Avrupa ise seller taşkınlara aday bir havada.Bugün yarın İspanya güney doğusu Katalan Bölgesi, Fransanın güneyi, İtalyanın kuzeyi Torino Milano Savona umarım selleri az zararla atlatır. Bu hafta Cumartesiye kadar bu çok etkili yağışlar Avrupada oldukça etkili olacak ve daha rahat nefes almadan Cumartesi yeni bir etkili yağış Atlantikten gelip İber yarımadasından Avrupaya giriş yapacak.Bunlardan bize ne kalır derseniz Perşembeden sonra özellikle batı ve güneyde sağnak yağışlar kalacak ve elbette bol toz.
Özeti Avrupayı sel aldı türkülerinin dinleneceği bir dönem. Bizde de doğuda yolların karla kapanmasına sadece yetkililer şaşıp kalıyor, ah bir bilebilseler asıl kar depolanmasının bu dönemde olduğunu, ama farkında bile değiller. Alp dağlarına da asıl kar birikimi şimdi olacak. Sonbahar ve kışın yağan kar senelik kar depolanmasının sadece %20 si idi. % 80 şimdi ve yaz başında. Gerçekler değişik oluyor ve bundan sadece bu işin akademisyenlerinin ve yetkililerinin haberi olmuyor malesef.
Son Yorumlar