Mayısın son haftası

Ve artık ısınacağız. Hafta sonu soğuk geçti ama belkide memleket için yeni bir umudun başlangıcı oldu. İçimizdeki ne olacak bu memleketin hali gidişatında yepyeni bir umut doğuverdi. İlerisi için çocuklarımızın mutlu geleceği için yepyeni bir başlangıç olur umudundayım. Hava da inanıyorum ki artık yerdeki beklentiler ile örtüşmekte.

24 Mayıs haftasına o da yavaş ama kararlı bir ısınma trendi ile başlıyor. Her geçen gün kararlı bir şekilde ısınmaya devam eden hava sıcaklıkları hafta sonunda yurt genelinde 24-26 derece  seviyesine kadar ulaşacak. Gece sıcaklıkları ise 14-16 dereceden daha az olmayacak. Yağışlar bugün doğuda ve Karadeniz bölgemizin orta ve doğu kesimlerinde etkili olacak ve yurdu terk edecek. Perşembe ve Cuma günlerinde Batı Akdeniz ve Güney Ege’de yağış geçişleri beklenmekte. Bunun nedeni zayıf bir alçak basınç merkezinin Akdeniz sahillerini yalayarak geçmesinden dolayı. Bu yağış hafta sonunda da Doğu Anadoluya kaymış olacak. Bu gafta sonunda batıda hava enfes geçecek. Dış mekanlarda birşeyler ayarlayabilirsiniz. Sağnak olsa da ani ve geçici olur sizi uzun süreli sıkıntıya sokmaz.

Uzun süreli beklentiler Mayıs’ın son haftasında hava sıcaklıklarının ortalama değerlerin 5-6 derece üzerine çıkacağı yönünde. Haziran başında ise sıcaklıklar yeniden 5-6 derece azalacak ve mevsim normallerine geri dönecek ve biraz da yağışı bol bir Haziran ilk haftası geçireceğe benzeriz.

Bu sene tarlasını ekenler, boşuna nadasa bırakmayanlar bol kazanç elde ederler umarım ve bir daha nadas denen o şaçmalığı unuturlar. Ama bir koşul var elbette. Asla “ANIZ YAKMAMAK”. Yani tarlasını katletmemek. Tabiat ana zaten bu katilleri kendisi cezalandırıyor. Mademki sen benim canımı yaktın ben de seni bir sene açlığa mahkum ettim diyor. Bunun kısasa kısas dillendirmesi böyle oluyor. Ama yine beni dinlemeyecekler çıkacaktır, tarlalarını hasattan sonra yakacaklar olacaktır. ABD uyduları da bunları gün be gün izleyecektir. Ne “kadan” iyi insanlar, kendi toplumunun vergileri ile nerede ne yanıyor kim etrafa ne dumanlar çıkarıyor takip ediyorlar bize de bildiriyorlar diyorsanız yanılıyorsunuz elbette. Bunlar hep torunlarımızın cebinden harcadığımız paralar farkında değiliz.

Girin bakın şu siteye ve kim ne yakmış görün bakalım;

http://rapidfire.sci.gsfc.nasa.gov/firemaps/firemap.2010131-2010140.600×300.jpg

İnsan yazmadan edemiyor. Demek her mesleğin kendi kaderinde olan ölüm şekilleri var. Madenici için grizu, itfaiyeci için yanmak… bir akademisyen olarak kendim için işin kaderi sayılabilecek bir ölüm şekli beğenemedim ama vardır nasılsa kaderimiz olan bir yolu yordamı …yaz babam yaz. Bu denli kayıplar işin doğasında var demek oluyor. Demek ki o zaman gemici için boğulmak siyasetçi için de asılmak işin doğal riskleri.. Bu asırda bu çağda ne düşünceler ne fikirler insan şaşırıp kalıyor. Ama 23 Nisan’da sembolik olarak koltuğa oturan çocuğa “artık yetki sende asarsın da kesersin de” diyen bir anlayış için bunlar doğal olsa gerek. Ben boşboğazlık yapabilirim, istemeden de bazı şeyler söyleyebilir yazabilirim sonra da kusura bakmayın diyebilirim ama bir Başbakanın buna hakkı olmasa gerek. Sevsek te sevmesek te orada oturan bir kişi bu ülkenin yani hepimizi Başbakanı ve ona göre de davranmak durumunda. Bizim kızmaya sinirlenmeye ve belkide ağzımızdan çıkanı duymama gibi bir lükse hakkımız var ama ne yazık ki o koltukta oturanın yok.

Ne demişler efendim;

Söz sükutsa

Gümüş Altındır.

Varmı farkımız, bir düşünün hiç olmazsa bunlara gülebiliyoruz.

Saygılarımla

Cemal Saydam

acsaydam@gmail.com

Category(s): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.