Monthly Archive for Ocak, 2011

Doğal “Poyrazmatik”li günler

Hava havadır değil mi. Bileşenleri şudur budur, alışılagelmiş şeyler işte. Ama bugünden başlayıp Cuma gününe kadar soluduğunuz hava işte sadece ve sadece o bileşenlerden oluşuyor. Yani içinde başkada hiç bir şey yok. Yani toz yok kir yok. Kuzey kutbundan kopan hava akımı tüm Doğu Avrupa’yı katedip bize ulaşıyor.Rüzgarın yolu üzerinde her yer ya karla kaplı ya da ıslak. Yani yerden havaya kalkacak hiçbir katkı maddesi yok. İşte bu nedenle bugün kendinizi son günlerde hissetiğinizden çok daha değişik, zinde, ferah hissediyor olmalısınız. Nedeni basit vücudunuz yapması gereken işlevleri yapıyor da ondan. Dış etkenler ile uğraşmıyor, aklınızı işinize daha rahat verebiliyor ve emin olun ki çok daha sağlıklı kararlar da alabiliyorsunuz. Nedeni de basit. Tertemiz hava. Çıkın bakın bugün yarın her neredeyseniz, ufuk çizgisine. Gözünüz de şöyle bir rahatlasın alabildiğine görsün.İnanın İstanbul’dan bakınca Uludağın tepesini bile görebilirsiniz. Görüş mesafesi bu hafta gündüz vakti en az 100-150 km olacak, şacaksınız. Nedeni de çok basit. Doğal “Poyrazmatik”li günlerdeyiz.

İşte iş adamlarına da anlatmaya çalıştığım bu. Ben bu “poyraz” havasını her zaman her yerde yapabilirim. Ne ağrınız kalır ne sızınız. Hava filtre eden bir işiniz var ise de filtre ömrünüz en az on kat uzar. Düşünün HEPA filtre kullanma durumunda olan bir işiniz var ve kullandığınız filtrenin ömrü en az 10 kat uzamış. Ne demek istediğimi bu filtrelere para ödeyenler bilir. Veya CEO’nuz müdürleri ile hayati kararlar alacağı odada her zaman “poyrazmatik”li havada konuşacak çok daha sağlıklı kararlar alacak. Hemen geçen haftayı düşünün bakalım, nasıldınız nasıl hisssediyordunuz, şimdi nasılsınız. Bunları saymakla bitirmeye imkan yok yeter ki bizim de birşeyler yapabileceğimize inanalım gerisi kendiliğinden gelir zaten.

Neyse efendim, doğal detokslanma günleri olarak adlandırdığım bu günlerde içinize bol bol hava çekin, evinizin camını açın ve tüm evi havalandırın. Kanınızdaki okzalat seviyesini en aza indirin. Etrafınıza bakın biraz da. Akraba eş dost. Sorun bakalım ağrıları sızıları nasıl, romatizmaları nasıl oldu, huysuz bacaklar rahatladı mı, tansiyonlar yerli yerine oturdu mu,bakın bakalım böbrek taşı oynayan varmı etrafta, migreni ağrısı çekenler kaldı mı? Nereden bildim diye de bir daha düşünün bakalım. Müneccim miyim neyim, bazen acaba olsam mı diye de düşünmüyorum değil. Bilimsel açıklama ile yaklaşamadığım kesimlere belki bu müneccimlik sıfatımla yaklaşabilirim.

Hadi durmayın açın pencereyi, çıkın dışarıya ve doyasıya doldurun ciğerleriniz, derin derin soluyun, soluyun soluyun.

Ocak biterken

Geldiydi gelmediydi derken geliyor sonunda. Geçen aylarda Avrupa’da çok etkili olan soğuk hava nihayet bize doğru kaydı. Ben bu hava olaylarını hep bir güreş arenası olarak düşlerim. Bir tarafta soğuk buz gibi ve içerisinde havadan başka birşey olmayan taraf diğer yanda ılıman ve içerisinde bol bol da çöl kökenli toz taşıyan bir hava kütlesi. İşte bunlar bu hafta sonu hem de tam Antalya Körfezi merkezli bir karşılaşma için yola çıktılar. Bugün Sahra Sirte Körfezine doğru çok yoğun bir toz çıkışı yaptı.  Soğuk hava da kutuplardan koparttığı buz gibi hava ile hızla arenaya geliyor ve Cumartesi ve Pazar günü tam kapışma. Ben modellerin beklediğinden daha da fazla yağış görülecek derim çünkü modeller henüz bulut içerisindeki biyolojiden bihaber. İşte bu nedenle yurdun özellikle orta ve güney kesimlerinde ve de zamanla Güney Doğu ve Doğu Anadolu’da bu kadar da istemezük dedirtecek kadar bol kar beklenmekte.

Şubata ise yorgansız battaniyesiz gireceğe benzeriz. Sistemin doğuya kayması ile birlikte buz gibi kutup havası tüm yurdu etkileyecek ve gece ayazları başlayacak. Seracılar, narenciyeciler için dikkatli olunması gereken bir Şubata giriyoruz. En güzel tedbir kuzeyden esecek rüzgarı hesaba katarak bağ bahçenizin biraz daha kuzeyinde ve de biraz daha yüksek yerde “saman” balyası yakmak. İçin için yansın duman yapsın ve bu duman dondurucu soğuk havayı biraz kırsın, açık alanlar için tek çare bu malesef. Bazen lastik falan yakarlar sakın ola ki böyle bir yanılgıya düşmeyin. Lastikten çıkan duman organik uçucu madde dolu olur ve bunlar yapraklarda geri dönümü olmayan tahribata yol açar. Ha ayazdan yanmış ha da yaprakarda yoğunlaşmış  organik yükten. En doğalı doğal malzeme, saman. Seracılara da uyarı aman Şubatın birkaç gününde ürününüzü heba  etmeyin, yakacakları hemen depolayın gerekecek. Ne kadar derseniz Şubat’ın ilk yarısı biraz tehlikeli. Daha sonra “cemre” düşecek ve çok daha etkili yağışlar alacağız. Bulut giderek daha “canlanacak”. Olur mu demeyin sakın eminim ki “Havadan Tozdan” kitabımı okuyanlar nedenini biliyor artık.

Özetle kış yolda, hemen şurada yarından sonra.

Cemal Saydam

19 Ocak Sis ve Kar

19 Ocak 2011 tarihinde yurt genelinde sis tabakası ile kapalı alanlar beyaz, karla kaplı alanlar ise turkuaz mavisi, yeşil alanlar ise orman veya ekili alanlar olarak doğal renginde görülmekte. Güneş gören şanslı yerler ise zaten ortada. Kış gelecek hafta kapımızı çalacak gibi, sinyaller her geçen gün daha kuvvetlenerek devam ediyor.

Saygılar…Cemal Saydam

Ocak sonu olmadan kış mı geliyor acaba?

23 Ocak Pazar gününden itibaren yurt genelinde birşeylerin değişeceği sinyalleri kuvvetlenmeye başladı. Yurt genelini etkileyecek ve de bol kar yapması beklenen bir oluşum yolda.Batıda 21 -22 Ocak günlerinden başlayarak etkili yağışlar beklenmekte. Kar bekleyen Erzurum’da ise belki daha geç ama kar mutlaka yolda gibi. Ah birde bunları Sahra tozu ile tohumladın mı al sana bir metre kar.  Ama nerede biz kim ıslık çaldı kim çalmadı tartışmasındayız. Organize ıslıkçılar Erzuruma da giderlermi bilemem.Organize vuvuzelacılar vardı dünya kupasında bizde de ıslıkçılar, valla öttürmek yasak bilesiniz. Susun oturun, ne memleket olduk ne kadar hoşgörüsüz olduk. TOKİ başkanı GS stadında millete atıp tutacak onlarda alkışlayacak, beklersin hele de toplum psikolojisi ile. Neyse efendim şimdiki beklentilere göre Ocak ayının son haftası yurt genelinde KIŞ gibi hem de bembeyaz kış. Onu tuzu ile pisliği ile kendi egolarımızla çile yapan ve kara kış yapan yine bizleriz yoksa o püri pak bembeyaz saf kar. Hem de bol bol yolda gibi.25-27 Ocak aralığında ise uzun zamandan beri ürünleri yağış bekleyen Güney ve Günaydoğu Anadoludaki illerimize de bol yağış yolda gibi.

15-16 Hafta sonu ve ötesi(ötesi sisten pek görünmüyor olsa da)

Son zamanlarda bir 20 Ocak sonrası kötü hava kar yağış beklentisi fırtınası var. Kar bekleyenler bu tarihten sonra bol yağış olacağını söyleseler de beklentiler içerisinde pekte öyle bir durum yok. Her şey mevsim normallerinde. İyi de o zaman kar nerede diyeceksiniz değil mi? Eh olması gereken yerlerde. Hem ne yapacaksınız soğuğu Allah aşkına. Boşa doğal gaza ve dolayısı ile Rusya’ya İran’a gaz parası ödemek mi isteriz, bırakın az gelirlinin cebinde kalsın parası. Kar ne mi olacak? Şubat ortasından sonra asıl kar depolanması başlayacak, kay yağması başka iş depolanması başka iş. Yağmasa da ben yağdırırım merak etmeyin. Güncel tabiri ile. Yağ dersem , yağar.

Neyse gelelim bu hafta sonuna ve önümüzdeki haftaya. Hava cephesi biraz karışık ama aslında pek te karışık değil. Haftaya bir yüksek basınç oturacak Akdeniz havzasına ve gel de sök sökebilirsen hesabı yerleşip kalacak orada. Eh o da seviyor belli ara sıra deniz banyosu yapmayı, Akdeniz’de gezinmeyi. Etrafta onu oradan buradan yüklenerek delmeye, yerinden oynatmaya çalışacak alçak basınçlar olacak ama pek te başarılı olamayacaklar gibi. İşte bu genel çerçevede hafta sonu özellikle Pazar günü bizi kuzeyden sarkarak alçaklarda sulu kar yüksek yerlerde de az da olsa kar yağışı şeklinde etkileyecek olan bir soğuk hava dalgası beklenmekte. Bu soğuk ve de hafifte yağış bırakacak olan akım haftanın ilk iki günü etkili olacak. Sonra hafta içinde o bahsettiğim yüksek basınç bizi etkisi altına alacak. Sis olmayan yerler iyi ama sisten etkilenecek olan alçak basenlerde durum pek te iç açıcı olmamaya namzet. Yüksek yerlerde günlük güneşlik bir gün olurken alçak basenlerdeki sis, “terslenme” (Inversion) dediğimiz olaya neden olabilecek ve bu da kirin pisin ve de sisin her geçen gün daha da yoğun şekilde birikimine neden olacak. Bu durumun maalesef şimdilik neredeyse Ocak sonuna kadar da devam etmesi beklenmekte.  Yani ben öyle etkili kardı yağıştı falan beklemiyorum. Tam da aksine etkili sis pis ve de havada karada ulaşımda aksamalar sağlık sorunlarında sisten kirden pisten dolayı depreşmeler bekliyorum.

Pek te iç açıcı oldu bu haftaki yazımız ama ben ne yapayım ki. En iyisi “Havadan Tozdan” kitabımı almanız ve evin sıcacık köşesinde doğayı daha iyi anlama yolunda sayfaları devirmeniz. Okumuşsanız da belli yerleri yine okumanız. Mesela Şubat ortasında” cemre” düşecek, o kısmı bir daha gözden geçirin bakalım bu sefer düşen cemreyi fark edebilecekmisiniz . Bu sefer ona başka gözle bakacaksınız eminim.

Saygılarımla, Cemal Saydam