Monthly Archive for Mart, 2011

Nisan’a merhaba derken

Japonya gibi bir dev’in başına gelen nükleer kaza ve sonrasında yaşananlar benim gibi nükleer enerji taraftarı olan birini dahi ürkütmedi desem yalan olur. O dev teknoloji dahi deprem sonrası meydana gelen Tsunami’ye teslim oldu. Allahtan insanlar orada neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorlar. Elbette nükleer teknolojinin tehlikesi Aygaz tüpüne benzemez ama ne İmam Hatipte okuyan ne de futbolla uğraşan birinin de bunun tehlikelerinin farkında olmasını tehlikenin boyutlarının küresel anlamda ve milyonlarca yıl sürebileceğini anlaması beklenemez, beklenmemeli. Bazen talebelerime şöyle derim Bizim ülkemizde her şeyin üstadı olmak için gerekli olan şey “Belediye Başkanı” olmaktır. Konuş konuşabildiğine, yetkili sensin. Bizde yakında temeli de atılacak olan nükleer santralle ilgili tek umudum yap işlet ama sonra sakın devretmesinler  temeline dayanan bir uygulama olmalı. Rus teknolojisini hep küçümseriz ama onlar da nükleer teknolojide bir dev bunu da unutmamalı. Ama ya bize geçer de biz işletirsek, işte o zaman yandık. En basit misali Hava Kalite İzleme İstasyonlarımız. Onca milyon dolara istasyonlar kurulur kalibre edilir sürekli bakım yapılır ki şehirlerimizdeki hava kalitesini somut şeklide ölçelim diye. Ama gel gelelim ne yapsan boş. Verilerin toplandığı yerde birkaç kendini bilmez sözde iyilik yaparlar ve yüksek buldukları verileri hayali değerler ile değiştirirler. Mazallah bir yerde bunlar radayasyon ölçseler o günkü siyasi havaya göre size istedikleri seviyede radyasyon bile çıkartırlar, durum acı ama gerçekler böyle işte.

Son günlerde moda radyasyon geldi mi gelmedi mi haberleri? Bu işlerin tek kaynağı eğer kullanmayı biliyorsanız NOAA ARL sitesi. http://ready.arl.noaa.gov/HYSPLIT.php . Bu modeli çeşitli seviyelerde çalıştırırsanız Japonya üzerinden geçen hava akımlarının nereye ne kadar zamanda ulaştığını görür şaşarsınız.  Ben olsam bu sıralarda pek uçaklarla uzun mesafeli seyahatler yapmaz  kuzey yerküreyi dolaşmazdım diyeyim özetin özeti olsun gitsin.

Gegelim Nisanın ilk hafta sonuna. Libya karışık etraf toz duman ya işte bu nedenle değil ama Sahranın bağrından gelen hava akımları nedeni ile yerden kalkan tozlar bugün Girit Libya arasında bir  alçak başınç merkezi oluşturuyor. Tozlar bol güneş enerjisi de yeterli olunca bulutlar da neşeleniyor. O kışın gördüğümüz şekilsiz gri bulutların yerini pamuk pamuk beyaz bulutlar alıyor. Pilotlar ve de elbette uçaklar pek değil hiç sevmez o bulutları ama o bulutların içerisinde hayat oluşuyor ve bize yağmurla amino asitleri indiriyorlar. İşte bu nedele bugün de dahil olmak üzere yurdun özellikle batı kesiminde hava çok kararsız olacak ve yer yer bol bol “bereketli” yağışlar alacağız. Tabiat canlanacak, ağaçlar yapraklarını açacak, çiçekler ağaçların her yanını saracak, yeşil daha da yeşil olacak. Bu durum gelecek haftanın ilk iki günüğ de dahil olmak üzere devam edecek ve de sıcaklıklar biraz azlacak.

Orada burada söyle olacak demek neredeyse imkansız ama yerel kuvvetli yağışların olacağı da kesin. Yurdun batısında uçacaksanız türbülans sizi epeyce etkileyecek burası da kesin.

Sağlıcakla kalın,

Cemal Saydam

26-27 Mart Hafta Sonu

Artık iyi haberlerin dönemi başlıyor. Bereketli yağışlar güzel havalar bundan sonraki dönemde gündemde olacak. İşte bunlardan belkide ilki. Bu hafta sonu için sizleri misler gibi bir hava beklemekte. Şehirlerden kaçmak için ideal bir hafta sonu, hem henüz balık avı yasağı da başlamamışken mesela Amasra’da bir hafta sonu. 14-16 18 derecelerde hava sıcaklıkları, hafiften esen lodos ama bu sadece yönü itibarı ile lodos yoksa öyle toz dolu lodoslardan değil.Pırıl pırıl bir güneş, dahası can sağlığı.
 
Bugün de dünya meteoroloji günü. Hayırlı olsun diyelim. Ama en azından bugün sizlere bir iki meteoroloji adresi vereyim bir bakın lütfen. Farkı fark edebilecek misiniz.  Önce bu işin bizim gibi bilimsel yönünde uzman bir yer;
sayfa salt meteoroloji ile ilgili, ne ararsanız var ama hepsi meteoroloji ile ilgili
burası da bir başka yer, yine meteoroloji ile ne ararsanız var; iklimsel veriler geçmişe ait veriler her şey var ve anında bir tık uzağınızda; mesela doğduğunuzda hava nasıldı diye merak ederseniz şurayı tıklayın ve dünyadaki ilk solumanızdaki hava koşullarını öğrenin;veya 18 Mart 1918 de Çanakkale boğazındaki hava koşullarını. Yüksek basınç varmış demek ki sabah saatlerinde sis olma ihtimali çok yüksekmiş ama gün içinde de pırıl pırıl bir gün… ve şehitlerimiz.Tarih 1880′e kadar gidiyor ve bir tık uzaklığında her şey elinizin altında. Nedeni de çok basit. Topluma hizmet batıdaki bürokrasi anlayışının temeli de ondan. Hem bu yer ayrıca, doktora talebemiz aracılığı ile Sahra tozunun bulut içindeki davranışını inceleyecek yer.
 
Veya bir başka adres. Tüm ülkenin meteorolojik verilerini gayri ticari anlamda kullanabilmek amacı ile kurulmuş bir bilgi bankası. Ne rica ne minnet ne para ne pul, sadece nereye bakacağınızı işaretleyip bir tıklamak yeterli. Tüm veriler Excel’ ile işlenebilecek formatta ve bir tık uzaklıkta…
 
 
Ben akla hayale gelecek her türlü meteorolojik veriye (sivil, askeri, tüm dünya) ulaşmak istiyorum diyenlere
 
Hocam Hafta sonu Niğde Aladağlar Milli Parkına zirve yapmak için gideceğiz hava nasıl olacak diyenlere;
Not : Pazar öğleden sonra tepeye kar yağmaya başlayacak eğer tırmanacaksanız  dönüşe erken başlamak lazım.
 
Tüm bu sitelere bakın sonradan da bizim milli sitemizi ziyaret edin, “yorumsuz” demekten başka ne yapılabilir ki? Halbuki ”Havadan Tozdan” kitabımı okumak zahmetine katlansalar..O akleden kavim bizler olabilsek…..
Saygılarımla,
Cemal Saydam

21 Mart 2011 Detoks Haftası

Bu başlık için size çeşit çeşit yöntem söylenir aktarılır tavsiye edilir ama ne yapsanız boştur, su içmekten başka böbrekleri çalıştıracak ve vücudun doğal filtrasyon sistemini çalıştıracak başka bir doğal yöntem yoktur. Birde hava alırız her an, her dakika her saat yaşam boyu süresince. İşte ben size şimdi bu yöntem ile nasıl detoks yapılır bunu anlatacağım. Bu hafta  (haftanın ilk iki günü Güney Doğu Anadolu bölgesi hariç) yurdun neresinde olursanız olun poyraz havası soluyacağız. İçinde sadece hava olan havayı. Hayda falan demeyin içinde sadece hava olan bu “poyraz” havasını hem de derin derin solumaya başlayınca bol da su içince kanınızdaki okzalat seviyesi en aza inecek. Ne ağrınız kalacak ne de sızınız. Bir geçen haftayı düşünün bir de bu haftayı ve farkı görün. İkisi de hava idi ama bu haftaki poyraz geçen haftaki lodos’tu ve içinde bol bol bakteri ve mantar, yağmurda da amino asitler vardı.

Sonuç olarak 21-25 hatta hafta sonu dahi tüm yurtta hepimizin sağlık koşullarının bomba gibi olması gerektiren hava koşulları olacak. Yani atmosferik bir etki ile depreşecek hastalığınız olmayacak. İşte bu hafta soğuk algınlığı, migren, tansiyon vb her ne hastalığınız depreşir ise bilin ki bu sizin veya yakın çevrenizdekilerin asıl derdi. İşte bu derdinizin üzerinde yoğunlaşmalısınız, geçen haftakilerin hepsi tozlar nedeni ile yoğunlaşan bakteri ve mantarların etkisinden di.

Haftanın ilk iki günü orta ve doğu kesimlerde izlenecek yağışların haricinde de bol güneşli mis gibi bir Mart havası bizleri beklemekte. Tabiata yağış öncesi ve sonrası dikkat edebildiniz mi? Yeşilin tonu aynı yeşil mi? Tomurcuklar nasıl? Salyangozlar bir anda çıktı mı? Söğütler yapraklanmaya başladı mı? Sadece aya mevsime sıcağa bağlamayın lütfen, her şey “Havadan Tozdan” tabi akleden kavimlere.

Kutsal kitabımız da “yağmurun bereketinden” bahsederken akleden kavimler için bunda ders çoktur denmiş. Akleden müsümanlar veya Türkler dememiş ama umarım o akleden ders çıkaran kavim biz Türkler oluruz.

Saygılarımla,

Cemal Saydam

Geçmiş Olsun

 

Oo off offf diye başladığım kadar varmış değil mi? Tahminlerden öte kar yağmasının nedeni ise hemen aşağıda gösterilen ve sistemi bol bol besleyen tozlar. İşte bunlar ve de ”cemre” birleşince olanlar ortada. Fazla lafa gerek yok. Tabiat o kadar güzel bulut tohumlaması yapıyor ki inanılmaz ve bu hepimizin bildiği sıcak hava hafiftir yükselir soğuk hava ağırdır gerçeğinde gizli.

Akleden kavimler için bunda ders çoktur. Umarım o akleden kavim biz Türk’ler oluruz.

OKULLAR

Bu gün yarın özellikle iç bölgelerde elbette doğuda okulları tatil etmemek çocuklara eziyet etmekten başka ne olabilir ki. Ama bir basit nedeni var şeçimler yaklaşıyor. Ne alaka demeyin eski valilerimizin ne yaptıklarına bakın. Devletin valisi okulları tatil ediyor ama hadi et bakalım edebilirsen. Mesela Ankara. Bugün yarın modeller ortada beklenen kar ortada yerdeki karı da herkez görüyor. Bırakın da bari çocuklar bugün yarın evlerinde bahçelerinde karın keyfini çıkartsınlar. Hiç olmazsa ilerideki yaşantılarına bir anı kalır ama onlara eziyet gerek, servislerin akşama eve dönüşünü bekleyin bakalım. Hem çocuklara hem de ailelere eziyet ancak böyle olur. Yarın mı ne olacak. Daha da kötü olacak. Bu akşamki karın üzerine bir o kadar daha koyun o olacak. Yarın eziyet daha da bedelli olacak ama kimin umurunda, seçimler yaklaşıyor…çocuklar da oy vermiyor..