Bol tozlu ve bereketli yağışlı günler…

Hala kurmadınız ise hemen kurun şu “poyrazmatiği”. Bol tozlu ve de bol da gök gürültülü, etkili sağnaklar yolda. Bu hafta özellikle de günüz vakti yağış görürseniz hemen ıslanın, şemsiyenizi keşke olsa da dışbükey açabilseniz ve de ortasında toplanan suyu da bir hortum ile ağzınıza boşaltabilseniz. Ne yemeğe gerek kalır ne de vitamine. Her yağmur bonfile dolu. Demiri diğer eser elementleri aklına gelebilecek her türlü amino asitleri ile tanrının bir lütfu yağan. Geçen yazımda da dedim ya bu sene tarlasını ekenler yaşadı, nadasa bırakanlar ise boşa bir sene harcadı. Anız yakan katiller ise beter olsunlar onlara hiç saygım yok. Balık yasakları da başladı bu arada. İşte bu başlangıç dahi denizlerimiz hakkında bildiklerimizin hiç bir şey bilmediğimiz olduğunun resmi. Bizim gibi bir birine bırakın balığını tuzluluğu dahi hiç benzemeyen denizlerde aynı anda balık yasağı. Tarımdan örnek verelim. Yahu Akdeniz bölgesindeki buğday hasadı ile Karadenizdeki buğday hasadı aynı anda oluyor mu? Bırakın hasadı Karadeniz’de buğday ekiliyor mu? Doğru söylüyorum değil mi? Şimdi siz yetkili kuruluş olun ve de buğay hasadı ülke genelinde Temmuz’dan önce yapılmaz deyin de bakın görün neler oluyor. İşte balıkta da durum benzer ama işte halimiz ortada. Birde acındırıcı sahneler. Tekne yanaşıyor ve de gazetecilerimizden sorular. Nerelisiniz, ailenizi kaç aydır görmediniz? Teknede çalışan kişi Karadenizin bir ilinden ama yoo ailemi görüyorum onlar burada yaşıyor cevabı ve gazetecinin afallaması. Bilmez ki o gördüğü konuştuğu kişi pamuk tarlasında pamuk toplamaya gelen geçici işçilerden farksız. Siz Çukurovada pamuk hasadı zamanında tarlasının başında duran kaç arazi sahibi gördünüz. balıkçı da aynen böyle ama bizimkiler sözde haber yapacak ya. Bir balık kooperatif başkanı çıkmış derki işte yasak dediler bu sene çinekop avlamadık bakalım gelecek sezon lüfer artacak mı? Arkasından da yanaşan tekneden inen 200 kasa çinekop. Nereye gidiyor sorusunun cevabı Ankaraya gönderiyoruz oluyor. Adam alay eder gibi en son olarak avlanması yasak çinekopu tutmuş Ankara’ya gönderiyor. Deniz bilimcisiyim ve de bildiğim şey bizim balıkçılarımızın, bana kızacaklar ama, balık katilleri olduğudur. Katlettiklerinin kendi gelecekleri olduğunu bile bile devam ederler acımasızca doymamacasına, kim daha çok tutarsa. Balık yasağını da başkaları da çıkamıyor diye severler yoksa bıraksanız denizdeki son canlı bitene kadar tutarlar. Havadan başladık suya geldik ama balık neslinin devamının ilacı da bende. O balıkçı filoları bilseler ki yazın da bulutları tohumlama ile denizlerdeki algler artacak balık daha çok yumurta bırakacak o zaman işin boyutu değişecek. Ama bizde bilime ilime saygı nerede. Varsa yoksa eski hesaplar ile uğraş vakit harca, intikam al alma. Bakın bu yazıyı ola ki bir balıkçı okusa hemen takılacağı kelime katiller olacaktır. Onun için önemli olan bu, yahu bu hoca ne diyor balık nasıl aratcak hiç ilgi alanına girmez. Ama bakın bir müneccimlik daha yapayım. 22-23 Nisan günlerinde Karadeniz’den Marmara’dan Ege’den aa deniz birden bire yeşil oldu (aslında turkuaz rengi ama böyle algılanır) haberleri gelecek. Belki de Marmara’da kırmızı algler üreyecek denizin üzerinde kiremit rengi oluşumlar izlenecek. Akleden kavimler için bunda ders çok…

Category(s): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.