Yayın tarihi:
16 Haz 2010 Kategori:
Haberler.
Bol yağışlı bir dönem geçiriyoruz ama hiç şikayet etmeyin derim, yağsın doyasıya. Ankara’ya su sağlayan barajın yanından geçerken geçmişe yönelik hiç su izi görmedim. Bunun tercümesi barajın hiç olmadığı kadar doluluk oranını yakaladığı şeklinde yorumlanır. Dahada su gelecek, daha kar suyu yolda ve de yağmur da yolda. Aman yağsın ormanlar ağaçlar hayvanlar kana kana doysunlar suya. Öyle bir nimet ki bu bolluğunda yaşadığımız için anlamıyoruz ama bize kafa tutan bazı ülkelerde bunun damlası bile yok, yakın gelecekte de olacağı da yok. Birgün gelecek petrol de bitecek ama ya SU.
Hele de gökten inen su. Vallahi billahi su da değil, bonfile. Diyorum belki de zannediyorsunuz ki hoca bir benzetme yapıyor. Yok vallahi billahi benzetme falan değil hakiki bonfile. Bedava, tek farkı bu ama kıymetini bilene. Amino asit yağıyor. Ne bunlar derseniz açın okuyun neden her gün yemek yemek zorunda olduğunuzu, vücudun sentezleyemediği ve dışarıdan almaya makum olduğu ve proteinlerin temel taşı amino asitleri. İşte bunlar yağıyor. Hiçte şikayet edilecek bir konu olmasa gerek. Bilim dünyasının da Atlantiğin öte yanının da bu yanının da daha bundan haberi yok, ama sizin var işte kıymetini bilin illa onlardan için damgasının vurulmasını beklemeyin.
Neyse efendim hafta sonuna kadar bonfile pek yok.
Bu hafta Basra’dan gelen buhar hamamı kıvamındaki hava hafta başında ortalığı biraz boş bulmuş olacak ki yurtta biraz sıcaktan şikayetlere neden oldu. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolunun güneyini malesef bu hamam havasına teslim ediyoruz. Kuzeyden gelen serince bir hava akımı ise Orta ve Doğu Karadenizin iç kesimleri ve Doğu Anadolunun orta ve kuzeyinde etkili olacak ve bu nedenle de buralarda bol bereketli yağışlar bekliyoruz. Bu yağışlı hava hafanın geri kalan kesiminde de mutat olan yerlere yani Orta ve Doğu Karadenize yerleşecek. Cumartesi günü de iyice doğuya çekilecek. Çekilecek çekilmesine de bu boşluk malesef yine Sahra kaynaklı hava akımı ile doldurulacak ve Ctsi Pazar hatta Pazartesi gününün ilk yarısında dahi özellikle batıda hava sıcaklığını lodosla birlikte 35 derecelere (gölgede) çıkaracak. Hissedilen sıcaklıklar ise derece yerine hamam, sauna olarak ifade edilebilir. Bir anda bu kadar sıcak fazla olur bu nedenle sıcaktan etkilenenlerin henüz daha serin olan evlerde kalmasında yarar var.
Pazartesinden itibaren Kuzey Kutbundan koparak Avrupayı baştan başa kateden poyraz rüzgarlarının Akdenize ulaşması ile birlikte oluşacak devasa bir alçak basınç sisteminin etkisinde kalacağız. Bu sistem etap etap doğuya kayacak ve tüm yurtta hava sıcaklıklarını 22 Hazirandan itibaren mevsim normallerinin 5-6 derece altına çekecek. Elbette yağışı da beraberinde getirecek ama bol bol da bonfileli olacak bu yağışlar.
Lütfen bir deneyin, çıkın ailecek dolaşın ve doyasıya ıslanın, sırılsıklam olun. Hemen bir kap koyun bahçenize ve birazda çamurlu gibi olan suyu alın toplayın bir kaba, dışarı çıkamayan çıkartmaya kıyamadığınız yaşlılarınızına hastalarınızın ellerine kollarına yüzüne sürün. Kurudukça daha da sürün ama hemen kaynatmadan süzmeden etmeden ve de bekletmeden.Ben olsam içiririm de ama belki kıyamazsınız. Hele evdeki kuşunuzun banyo suyuna akvaryumunuza dökün bu suyu ve geçin seyredin onların davranışlarını. Suyu sevmeyen muhabbet kuşunuzun banyo yapışını doya doya seyredin, evcil hayvanınızın su kabına hem bu suyu hem de sevdiği tertemiz suyu koyun. Sonra gelin bakın hangisi içilmiş?
Not: Mevsim evlenme düğün mevsimi ve de doğal olarak dış mekanlar tercih ediliyor ama akşama doğru oluşan sağnaklar da ailelerde kaosa neden oluyor. “b” planı varsa iyi ama her zaman koşullarınız planlarınız YÖK’ünkü kadar(a-z) geniş olmayabilir
En güvenilir kaynak malesef yine komşumuzda.
http://forecast.uoa.gr/gmap/
Buraya girin Atina üzerindeki balonu istenilen yere çekin. Google haritasını (yasaklanmamış ise) büyütün ve düğün yerinizin üzerinde çaprazı kalacak şekilde bırakın. Aşağıdaki grafiklerden düğün saatiniz süresince hava koşullarını (Rüzgar hız ve yönü,hava sıcaklığını, yağış durumunu) öğrenin. Zorlanırsanız bana yazın, hiç ayıp olmaz koşullar elverdiğince cevap vermeye çalışırım.
acsaydam@gmail.com
Yayın tarihi:
07 Haz 2010 Kategori:
Haberler.
Kova kova yağmur yağıyor sonrasında yine araçların üzerinde toz. Siz biliyorsunuz bilmesine de bilememkte inat eden yetkilisine akademisyenine bunların neler yapabildiğini göstermem lazım. Yine toz var var olmasına o olmaz ise zaten yağış olmuyor ama birde denizlerden gelen DMSP DMS(aq) DMS(gaz) MSA ve sülfat zinciri var. Sizler için şaşırtıcı olabilir ama yetkilisi akademisiyeni biraz bilebilmeli bunlar ne, hava ile ilişkisi ne, onlar sadece sülfatı anlarlar anlamsına ama onlar için sadece asit yağmurudur bu. Halbuki bilmezler ki tabiataın harikasıdır o sülfat. Oluşumu da harika bir zincirdir ama bilene elbette.
Sonucu ne derseni işte Ankara dün, veya bugün, İstanbul olanlar olacaklar.
Bulut içerisindeki biyolojik döngüyü anlamazsanız ona saygı göstermezseniz onu hesaba katmaz her şeyi fizik kanunları zannederseniz olacaklar budur.
İki gün daha takılıp kalacak bu hava İstanbul İzmit arasında. Zamanında tedbir almayanlar barajlarda yer açmayanlar bakalım ne yapacak.
Her ne olursa olsun sakın ola ki şikayet etmeyin, bu yağmur bu ülkenin bitmez tükenmez petrolü. Son zamanlarda bizi biraz üzen devleti düşünün. Damlasına muhtaçlar, damlasına. Damla da yağdığı da yok, yağacağı da. Hani diyorlar ya su kokuyordu diye. İşte o su onların doğal suyu yazın birde renkleniyormuş o su. Bu şişe suyu sakın ola ki başka birşey zannetmeyin. Boşuna yaşarken cenneteyiz demiyorum.
Umarım en az hasarla atlatırız bu dalgayı da. Çıkın dolaşın ıslanın emin olun günlük demir, mangan çinko ve amino asit ihtiyacınızın fazlasını alacaksınız. Yanibir başka değişle gökten bonfile yağıyor, biz altta şemsiye açıp istemezük diyoruz. Bırakın şemsiyeyi doya doya ıslanın tadın tabiatın bu bereketini doyasıya.
Yayın tarihi:
04 Haz 2010 Kategori:
Haberler.
Hafta sonu özellikle batıda yağışlı geçecek. Cumartesi yine en yağısız gün olacak ama 6 Haziran Pazar gününden başlayarak yağışlı ve mevsim normallerinde geçecek bir haftaya başlayacağız. Bunun nedeni Ege denizi üzerinde yerleşecek olan bir alçak basınç merkezine bağlı hava olayları. Pazar günü Güney Doğu ve Doğu Anadolu Doğu Karadeniz en sıcak bölgelerimiz olacak. Ege bulutlu ama en azından sakince bir gün. Ama kuzey ve Orta Ege (Kuşadası ve kuzeyi) yer yer bol etkili sürekli yağışlar alacak. İç Anadoluda da karasız hava yer yer kırk ikindi yağışlarına neden olabilir. Pazartesi günü alçak basınç merkezinin İç Anadoluya kayması beklenmekte. Bu da Trakya Marmara ve Batı Karadeniz için poyraz demek oluyor etkili sürekli yağış demek oluyor. Salı günü bu alçak basınç merkezi Hopa önlerine kayacak ve bu sefer tüm yurt hafif esen poyrazın etkisine girecek.
Bizi sevmiş olacak ki üzerimize yerleşecek ve bizi hafta sonuna kadar da bırakmayacak bu sistem. Bulutu ile bizi güneşten koruyacak.
Bol bol yağışı ile de susuzluğa çare olacak tarlalar ormanlar ağaçlar hayvancıklar bol bol suya kavuşacak.
Bu ne nimettir biliyormusunuz, farkında değiliz belki ama bu su tanrının bu coğrafyaya verdiği en büyük nimet. Zamanında yeterince ve de her zaman var olan ve inanın ki başkalarını da kıskançlıktan çatlatan bir nimet.
Varsın çatlasınlar, siz bu nimetten yararlanın. Yağmurda ıslanmaktan korkmayın. Sahradan direkt değil ama dolaylı olarak alınan tozlar yine bu yağmurları bereketlendiriyor. Şemsiye açmanıza dahi gerek yok, ıslanın ve sonra varsa saçınızdaki kepeklere bakın, kalmışlarmı acaba?
İyi hafta sonları dileklerimle, batıda dış mekanlarda birşeyler yapacaksanız gün Cumartesi günü.
Saygılarımla
Yayın tarihi:
24 May 2010 Kategori:
Haberler.
Ve artık ısınacağız. Hafta sonu soğuk geçti ama belkide memleket için yeni bir umudun başlangıcı oldu. İçimizdeki ne olacak bu memleketin hali gidişatında yepyeni bir umut doğuverdi. İlerisi için çocuklarımızın mutlu geleceği için yepyeni bir başlangıç olur umudundayım. Hava da inanıyorum ki artık yerdeki beklentiler ile örtüşmekte.
24 Mayıs haftasına o da yavaş ama kararlı bir ısınma trendi ile başlıyor. Her geçen gün kararlı bir şekilde ısınmaya devam eden hava sıcaklıkları hafta sonunda yurt genelinde 24-26 derece seviyesine kadar ulaşacak. Gece sıcaklıkları ise 14-16 dereceden daha az olmayacak. Yağışlar bugün doğuda ve Karadeniz bölgemizin orta ve doğu kesimlerinde etkili olacak ve yurdu terk edecek. Perşembe ve Cuma günlerinde Batı Akdeniz ve Güney Ege’de yağış geçişleri beklenmekte. Bunun nedeni zayıf bir alçak basınç merkezinin Akdeniz sahillerini yalayarak geçmesinden dolayı. Bu yağış hafta sonunda da Doğu Anadoluya kaymış olacak. Bu gafta sonunda batıda hava enfes geçecek. Dış mekanlarda birşeyler ayarlayabilirsiniz. Sağnak olsa da ani ve geçici olur sizi uzun süreli sıkıntıya sokmaz.
Uzun süreli beklentiler Mayıs’ın son haftasında hava sıcaklıklarının ortalama değerlerin 5-6 derece üzerine çıkacağı yönünde. Haziran başında ise sıcaklıklar yeniden 5-6 derece azalacak ve mevsim normallerine geri dönecek ve biraz da yağışı bol bir Haziran ilk haftası geçireceğe benzeriz.
Bu sene tarlasını ekenler, boşuna nadasa bırakmayanlar bol kazanç elde ederler umarım ve bir daha nadas denen o şaçmalığı unuturlar. Ama bir koşul var elbette. Asla “ANIZ YAKMAMAK”. Yani tarlasını katletmemek. Tabiat ana zaten bu katilleri kendisi cezalandırıyor. Mademki sen benim canımı yaktın ben de seni bir sene açlığa mahkum ettim diyor. Bunun kısasa kısas dillendirmesi böyle oluyor. Ama yine beni dinlemeyecekler çıkacaktır, tarlalarını hasattan sonra yakacaklar olacaktır. ABD uyduları da bunları gün be gün izleyecektir. Ne “kadan” iyi insanlar, kendi toplumunun vergileri ile nerede ne yanıyor kim etrafa ne dumanlar çıkarıyor takip ediyorlar bize de bildiriyorlar diyorsanız yanılıyorsunuz elbette. Bunlar hep torunlarımızın cebinden harcadığımız paralar farkında değiliz.
Girin bakın şu siteye ve kim ne yakmış görün bakalım;
http://rapidfire.sci.gsfc.nasa.gov/firemaps/firemap.2010131-2010140.600×300.jpg
İnsan yazmadan edemiyor. Demek her mesleğin kendi kaderinde olan ölüm şekilleri var. Madenici için grizu, itfaiyeci için yanmak… bir akademisyen olarak kendim için işin kaderi sayılabilecek bir ölüm şekli beğenemedim ama vardır nasılsa kaderimiz olan bir yolu yordamı …yaz babam yaz. Bu denli kayıplar işin doğasında var demek oluyor. Demek ki o zaman gemici için boğulmak siyasetçi için de asılmak işin doğal riskleri.. Bu asırda bu çağda ne düşünceler ne fikirler insan şaşırıp kalıyor. Ama 23 Nisan’da sembolik olarak koltuğa oturan çocuğa “artık yetki sende asarsın da kesersin de” diyen bir anlayış için bunlar doğal olsa gerek. Ben boşboğazlık yapabilirim, istemeden de bazı şeyler söyleyebilir yazabilirim sonra da kusura bakmayın diyebilirim ama bir Başbakanın buna hakkı olmasa gerek. Sevsek te sevmesek te orada oturan bir kişi bu ülkenin yani hepimizi Başbakanı ve ona göre de davranmak durumunda. Bizim kızmaya sinirlenmeye ve belkide ağzımızdan çıkanı duymama gibi bir lükse hakkımız var ama ne yazık ki o koltukta oturanın yok.
Ne demişler efendim;
Söz sükutsa
Gümüş Altındır.
Varmı farkımız, bir düşünün hiç olmazsa bunlara gülebiliyoruz.
Saygılarımla
Cemal Saydam
acsaydam@gmail.com
Yayın tarihi:
16 May 2010 Kategori:
Haberler.
Kötüsünüz değil mi?Atmosferde de zaten ne ararsanız var. Etrafta da bahane olacak kavak tozları da çok al sana bahane. Ama etrafa bakınca da benim tozlar her yerde, yani bir yeri göremiyorsunuz ya işte o görüşü engelleyen neden benim tozlarım. Aslında artık Meteorolojimiz de öğrendi bunları en azından toz gelecek diye uyarıyorlar. Bu da bir aşama. Gelecekte de tozların sağlığımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu öğrenecekler ama biraz zaman alıyor. Doğaldır şaşırmıyorum çünkü daha bu işin akademisyenliğini yapan koca koca hocaların haberi yok ki onların yetiştirdiklerinin olsun. Şimdilik olmayacak olayları büyütüp volkan külleri ile sizleri korkutuyorlar ama bir gün elbette öğrenecekler toz sağlık işini o zaman da zaten biz biliyorduk edaları ile benden çok tozcu sağlıkçı olacaklardır hiç şaşmayın.
Gelelim bu güne. Dışarıda zaten bir yer görünmüyor. Sahra tozları her yeri kaplamış vaziyette. Sizlerin hali de “duman”. Eşim geceleri poyrazmatikli odada yatmasına rağmen yine de dışarıda hemen aksırmaya başlıyor, gözler yaşlı. Etrafta astım krizleri, solunum yolu rahatsızlıkları tansiyon, romatizma, huysuz bacak rahatsızlıkları belkide preeklampsi ( bu da yok artık dedirtecek son uğraşı alanım olmaya namzet) her şey almış başını gidiyor. Ama geçecek merak etmeyin tüm bu dertlerden bir şekilde muzdarip olanlar hatta olmayanlar veya olmadığını zannedenler çok değil yarından itibaren bir anda iyileşecekler. Elbette ki neden alınan haplarda, antibiyotiklerde veya başka başka nedenlerde aranacak ama siz bilin ki neden benim tozlar. Şimdilik yapacak birşey yok ama buradan yaptığım çağrılar olumlu sonuçlar vermeye başladı ve umarım yakında Sahra tozlarının etkilerini günlük hayatta görmeye başlayacağız..Şimdilik bol su için kandaki oksalat seviyenizi düşürmenin yegane yolu bu.
Neyse efendim sıkın dişinizi bu akşama kalmadan batıda başlayacak olan batılı rüzgarlar tüm dertlerinizi alıp götürecek. İç kesimler doğu o kadar şanslı değil yarını beklemek durumundalar ama oralarda da 17 Mayıs haftası rahatlama haftası olacak.
Bugün dışarıda otururken bile buluta gökyüzüne bakamamanızın nedeni, hatta bulutları her zamankinden dahada fazla parlak görmenizin nedeni ise bulut içerisindeki biyolojik faaliyetler sonucu oluşan canlıların kabuklarının güneş ışığını yansıtması. Ama buralara fazla girmeyeyim daha tozun geldiğini yeni yeni kabullenen koca koca hocalar bunları daha hazmedecek yerde değiller. Bu kadarı onlara fazla gelir ama siz bilin ki bugün gözlerini rahatsız eden olayın nedeni bulut içerisindeki hayatın kendisi.
Bugün aşırı yorucu işler yapmayın, kapalı yerlerde vakit geçirin, pencereleri açmayın yarın da perdeler ile oynamayın bu tozlar oraya yerleştiler bile. Yarın ve daha sonraki günlerde ilk yağışta da dikkatli olun arabanız kayar. Pilotlarımız da sert insinler yoksa pist kısa kalır, benden demesi.
Tüm bu konular için her türlü yorumunuzu da bana yazabilirsiniz,iyisi de kötüsü de ileriye yönelik araştırmalarımıza yön verebiliyor
acsaydam@gmail.com
Son Yorumlar