Kasım ayına başlarken

Gençliğimde linyit ile çalışan kaloriferlerin yakılması için mutlaka Ekim 15 beklenirdi. Hele hava hareketlerinin olmadığı günlerde o zamanın naylon (Now You Lost Old Nippon) gömleklerinin boyun kısmı bir günde neredeyse siyahlaşırdı. Neyseki o zamanın moda gömlekleri yıkanınca hemen bu kömür isini atar ütülenmeye bile gerek olmadan ertesi sabah hizmete hazır olabilirdi. Nereden nereye ne bilelim bizim pamukluların nasılda doğal olduğunu. Gavur bulmuş naylonu bizde hemen atıverdik bizim pamukluları ama geç olmadan anladık doğanın değerini. Şimdi moda doğal gaz. Aslında ocaklardan gelen gazın yaşı bile ona saygı gerektiren cinsten. Yüzbinlerce hatta milyonlarca senelik ürün ocakta bir anda ısıya ve karbon dioksite dönüşmekte. Sera gazı işte ve biz her nedense atmosferdeki sera gazı kaynağı olarak bu ve benzeri bacaları suçlarız. Şimdilik dünyada bir ben bir de İran’lı talebem bunun böyle olmadığını ve çöl tozu bulut karışımının atmosferdeki karbon dioksit dengesini değiştirdiğini iddia eden iki deliyiz. Deliliğimizi de kendi verilerimizi bir yana bırakıp gavurun verisi ile ispatlamaktayız. Ama inanın ki Kyoto falan hepsi hikaye. Bu doğal kaynağın küresel anlamda değerlendirilmesi yapılmadan uluslararası hiçbir anlaşmanın küresel karbon dioksit bütçesini azaltması diye bir konu olmaz olamaz. Bir toz bulut olayı ülkelerin bir senelik yükünden daha fazla hatta kat be kat fazla karbon dioksit üretebiliyor. Diyorum ya okuyunca siz bile “hadi canım sende” diyeceksiniz ama gerçek böyle. Savunucusu da ben ve İranalı talebem. Al birini vur ötekisine bilim dünyasında çapımız bir hiç ama yılmadan mücadelemize devam. Şimdiki hedefimiz gavuru onların verisi ile vurmak. Ben ne ölçsem bana kimse inanmayacağı için WMO GAW Japonyadaki veri bankasına veya AB CARBOEUROPE veya RAMCES proje sonuçlarına ulaşıp olayı çöl kökenli tozlardan meyada geldiğini küresel anlamda gösteriyoruz. İsteyen ile istenilen her türlü platformada da tartışmaya e tezimizi ispatlamaya hazırız. Ama biliyoruz kişimdilik yediğimiz damga “hadi canım sende” tüm dünya bulamamış ta siz mi buldunuz şeklinde ama buduk işte, kusuumuz bakmayın boyumuzu haddimizi aşan işler yaptık yapmaya da devam.
Neyse efendim gelelim havalara. Bugün ve yarın yine bol güneybatılı hava akımları, bol tozlu havalar ve hemen yanıbaşımızda da bol yağış. Bugünlerde eğer yağış alan batıda bir yerlerde olursanız yine ıslanabilirsiniz. Havadan yağan bonfile hatta ondan da daha değerlisi. Yarın (2 Kasım Cuma) ve Cumartesi günleri bu bol ve bereketli yağışlı hava batı bölgelerimizde daha sonra da İzmir Samsun istikametinde etkili olacak ve hızla eriyerek kuzeye çekilecek.
Sonası mı
7 Kasıma kadar yine bahar..Bu da etkilenenler için malesef astım kirizi demek, migren ağrıları demek, tansiyonların oynaması demek, boğaz yanması alerji yok o bu salgınları vs vs.. Boşa başvurulan ilaçlar antibiyotikler bırakın harcanan onca parayı hiç gerek yokken yıkılan bağışıklık sistemleri.. Yine “hadi canım sende” damgası yedim değil mi?
Keyfinize bakın, sağlıcakla kalın
Cemal Saydam

Category(s): Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.