19 Mayıs hafta sonu ve gelecek hafta beklentileri

Nasıl ve nerede kutlanacağı pek belli olmayan Gençlik Bayramınızı kutlarım. Yağmur fırtına batıda epeyce yoğun olacağı için pek kutlama yapılacak koşullar da olmayacak zaten. Pazar günü de sağnak şeklinde yağış özellikle batıda sık sık görülecek. 21 Mayıs haftasına yağışların iç ve doğuya çekilmesi batıda ise bir anda ısınan hava ile başlayacağız. Tabiki bunun nedeni Afrika kökenli hava ve beraberindeki toz ve bakteri ve de mantarlar işte bu nedenle;
Astım, Migren,Alerji, Solunum Yolu Rahatsızlıkları, Böbrek Taşları, Dolaşım Bozuklukları, Romatizma, Ağrılar sızılar, Huysuz Bacak, FMF ve hatta beklenmedik ölümler bir anda artacak;
ÇARE
“Poyrazmatik” kuramadınız ise şikayet hakkınız yok ama kurmuşsanız rahat geceler sizi bekliyor..
Benden demesi, tercih sizin.
Olur a bu ne diyenler için bu sayfanın yukarısında “poyrazmatik” diye bir yer var yazın bulun ve de mutlaka en fazla vakit geçirdiğiniz odaya (yatak odasına) kurun, yaşam kaliteniz artacaktır hatta yaşam süreniz dahi çünkü bunu kurarsanız vücudunuz boşuna bakteri mantarların çıkardığı oksalat ile mücadele etmeyecek kendini hep kuzey ülkelerde zannedecektir.
Sağlıcakla kalın.. boşuna cam sildirmeyin arabanızı yıkatmayın, perde yıkamayın nasılsa toz gelecek ve de her biri yine kirlenecek.. sadece bunların ne zaman yapılıp yapılmamasını bana bıraksalar ülke ne kadar su, enerji tasarruf eder biliyormusunuz..

KIRK İKİNDİLER

Küçükken bu tabiri duyduğumda nedense hep aklıma kırk hindi gelirdi. Neden ola ki de kırk ikindiler demişler acaba değil mi? Kırk tane ikindi yağmuru. Diyorum ya hava tahmin modellerinin ardındaki güçlü bilgisayarlar o kadar yeni ki böyle eskilerden kalan tabirler hala geçerliliğini koruyor. Yani ayva elma çok oldu az oldu kış yaz şöyle geçecek sözünün ardında var bir kaç yüz sene ama yaz mevsimi şöyle olacak tahminlerinin arkasında da en fazla 10 sene bilemedin 20 sene. İşte kırk ikindiler de böyle bir yaklaşım sonucunda ortaya çıkan bir olgu. Şimdi bizim bulunduğumuz enlem boylamda kışın bol bol yağmur yağar kar yağar çöllerden de bol bol toz gelir. Yağmurun karın erimesi ve de baharın gelmesi ile birlikte topraktan su buharlaşmaya başlar ve buharlaşan sıcak hava yükselir ve oralarda bir yerlerde yoğunlaşır ve bulut olur. İkindi vakti güneş enerjisi azalmaya başlayınca da en önce o taraflarda ani soğuma olur ve al sana yağış. İyi de bir de benim tozlar var işin içinde. Havadan Tozdan kitabımı okumuşsanız bunlar da topraktaki su ile ıslanınca su oluşumuna neden oluyordu. İşte alın size bir su kaynağı daha.İşte tüm bunlar önce göğe yükselmekte sonra da yoğunlaşma ile tekrar aşağıya ama her seferinde biraz da kayba uğrayarak elbette. Ekvatorda olsak bu olay her gün devam edecekti ama bizim enlem boylamda ortalama kırk gün.
Nerede mi olacak, işte onu bilmek bir muamma. Orada burada şurada bir metre ötenizde veya arkanızda, işin doğası böyle. Keyfini sürmeye bakın.. derim.

Tozlu bir haftanın ardından

18 Nisan gibi olağanüstü seviyelere çıkan çok yoğun bir tozlu dönemi geride bıraktık. O günlerde tozdan etkilenmemek neredeyse imkansızdı. Havanın kokusunu bile alır hale gelmiştik. Astım migren tansiyon solunum yolu rahatsızlıkları had safhada idi. Alt yapımız o rüzgarı pek kaldıramadı buna tozların evlere pencerelerin her türlü boşluklarından girmesi de dahil. İşte o yoğun dönem geride kaldı ama yine de tozlar bizlerle. Aman yeter artık demiş olmalısınız ama Cuma ve Cumartesi günleri hissettiklerinizin nedeni de tozlara dayalı idi.Bu dönemlerde maalesef solunum yolu rahatsızlıkları çekenleri de kaybediyoruz. Bizler için unutulmaz şarkılarını geride bırakıp giden saygıdeğer Ayten Alpman hanımefendi gibi. Ama onları “poyrazmatik” ile rahatlatmak ve belkide kayıplarını bu basit yöntem ile engelleyebilmek dahi olanaklı olabilirdi. ence hiç ihmal etmeyin bunu yatak odanıza mutlaka ve eğer imkan varsa iş yerinizde de mutlaka kurun. Basit bir akvaryum gibi çalışır ama yaşam kalitenizi mutlaka ama mutlaka arttırır.Özellikle yurdun batısında Cuma ve Cumartesi kendinizi iyi hissetmemiş ama bu sabaha (Pazar) bomba gibi uyanmışsanız bilin ki “poyrazmatik” sizin için şart. Medyada epeyce bu yağmurların bereketi hakkında epeyce bilgi verdim. Umarım son iki günde bir yerlerde ve de özellikle gündüz vakti bir şekilde bu nimetten yararlanmışınızdır. Topluma uzun süreçlerden sonra tozun Sahradan geldiğini anlatabildik şimdi de sıra bunun bereketinde. Hala anlamamakta inat edenler olmaz diyenler var elbette ama o kesim bir zaman Sahradan da kırk yılın birinde toz gelir diyordu.
Şimdi önümüzde 23 Nisan’ımız var.Çocuklarımızla neşeli bir bayram geçirme fırsatı ve o büyük insanın onlara armağan ettiği Cumhuriyetimizin bir kez daha nasıl adam gibi yetişen nesillere bıraktığımızın anlaşılması.Ben geleceğimize dair hiç endişe duymuyorum, yeni nesillerin bizlerden çok daha iyi ve de donanımlı yetiştiğine ve de bu elektronik çağda onlarla çok kısa zamanda çok daha başarılı işler yapacağımıza olan inancım sonsuz.İşte onların gününde yurdun batısındaki yağışlar da kaybolup gidecek ve onlara bol güneşli ama biraz (18-20 derece) serince bir bayram günü armağan edebileceğiz.Doğu Anadolu’nun kuzeyinde biraz yağmur endişemiz var ama umarım bayram sürecinde onlarda kesilir ama hava daha serin. O bölgeler için ılıman sayılır ama yine de tedbirli olmak lazım.24 Nisan’ve sonrasında yine “poyrazmatik”e olan ihtiyacınız artacak. Yoğun olmasa da tozlu yağışlı günler bizleri beklemekte ama havalar artık ısınacak. Soğukları geride bıraktık.
Sağlıcakla kalın..
Cemal Saydam
“poyrazmatik” ne demeyin hemen üstte tarifi var

http://havadantozdan.com/poyrazmatik

UYARI UYARI UYARI AMAN “YAĞMURDA” KAYMAYIN

En taze görüntü ekte. Özellikle İç Anadolu’da çok yoğun toz izlenmekte. Karadeniz hatta Ukrayna içlerinde dahi yoğun toz var. Bu yağmurun bereketi yağışla oluyor ancak şimdiki en önemli uyarımız yolların kaygan olacağı. Aman dikkat yağışta hele ilk anlarda çekin sola durum. Tekerlek ile yol arasında yoğun kil minerali olacak. Ustanın elinde çanak çömlek oluyor ama bilmeyenin altında da çanak çömlek kırdırır.
Benden demesi. Yollar aşırı kaygan bu araba, otobüs, kamyon hatta uçaklar için de geçerli. Kayarsınız sonrası kötü olabilir.

Bol tozlu ve bereketli yağışlı günler…

Hala kurmadınız ise hemen kurun şu “poyrazmatiği”. Bol tozlu ve de bol da gök gürültülü, etkili sağnaklar yolda. Bu hafta özellikle de günüz vakti yağış görürseniz hemen ıslanın, şemsiyenizi keşke olsa da dışbükey açabilseniz ve de ortasında toplanan suyu da bir hortum ile ağzınıza boşaltabilseniz. Ne yemeğe gerek kalır ne de vitamine. Her yağmur bonfile dolu. Demiri diğer eser elementleri aklına gelebilecek her türlü amino asitleri ile tanrının bir lütfu yağan. Geçen yazımda da dedim ya bu sene tarlasını ekenler yaşadı, nadasa bırakanlar ise boşa bir sene harcadı. Anız yakan katiller ise beter olsunlar onlara hiç saygım yok. Balık yasakları da başladı bu arada. İşte bu başlangıç dahi denizlerimiz hakkında bildiklerimizin hiç bir şey bilmediğimiz olduğunun resmi. Bizim gibi bir birine bırakın balığını tuzluluğu dahi hiç benzemeyen denizlerde aynı anda balık yasağı. Tarımdan örnek verelim. Yahu Akdeniz bölgesindeki buğday hasadı ile Karadenizdeki buğday hasadı aynı anda oluyor mu? Bırakın hasadı Karadeniz’de buğday ekiliyor mu? Doğru söylüyorum değil mi? Şimdi siz yetkili kuruluş olun ve de buğay hasadı ülke genelinde Temmuz’dan önce yapılmaz deyin de bakın görün neler oluyor. İşte balıkta da durum benzer ama işte halimiz ortada. Birde acındırıcı sahneler. Tekne yanaşıyor ve de gazetecilerimizden sorular. Nerelisiniz, ailenizi kaç aydır görmediniz? Teknede çalışan kişi Karadenizin bir ilinden ama yoo ailemi görüyorum onlar burada yaşıyor cevabı ve gazetecinin afallaması. Bilmez ki o gördüğü konuştuğu kişi pamuk tarlasında pamuk toplamaya gelen geçici işçilerden farksız. Siz Çukurovada pamuk hasadı zamanında tarlasının başında duran kaç arazi sahibi gördünüz. balıkçı da aynen böyle ama bizimkiler sözde haber yapacak ya. Bir balık kooperatif başkanı çıkmış derki işte yasak dediler bu sene çinekop avlamadık bakalım gelecek sezon lüfer artacak mı? Arkasından da yanaşan tekneden inen 200 kasa çinekop. Nereye gidiyor sorusunun cevabı Ankaraya gönderiyoruz oluyor. Adam alay eder gibi en son olarak avlanması yasak çinekopu tutmuş Ankara’ya gönderiyor. Deniz bilimcisiyim ve de bildiğim şey bizim balıkçılarımızın, bana kızacaklar ama, balık katilleri olduğudur. Katlettiklerinin kendi gelecekleri olduğunu bile bile devam ederler acımasızca doymamacasına, kim daha çok tutarsa. Balık yasağını da başkaları da çıkamıyor diye severler yoksa bıraksanız denizdeki son canlı bitene kadar tutarlar. Havadan başladık suya geldik ama balık neslinin devamının ilacı da bende. O balıkçı filoları bilseler ki yazın da bulutları tohumlama ile denizlerdeki algler artacak balık daha çok yumurta bırakacak o zaman işin boyutu değişecek. Ama bizde bilime ilime saygı nerede. Varsa yoksa eski hesaplar ile uğraş vakit harca, intikam al alma. Bakın bu yazıyı ola ki bir balıkçı okusa hemen takılacağı kelime katiller olacaktır. Onun için önemli olan bu, yahu bu hoca ne diyor balık nasıl aratcak hiç ilgi alanına girmez. Ama bakın bir müneccimlik daha yapayım. 22-23 Nisan günlerinde Karadeniz’den Marmara’dan Ege’den aa deniz birden bire yeşil oldu (aslında turkuaz rengi ama böyle algılanır) haberleri gelecek. Belki de Marmara’da kırmızı algler üreyecek denizin üzerinde kiremit rengi oluşumlar izlenecek. Akleden kavimler için bunda ders çok…